Ucuz çay üretelim, ucuz satalım anlayışı, uzun vadede Türk çaycılığını giderilmesi zor sonuçlara taşıyacak
İlgili S.T.K. lar ve bilhassa köy yerleşkesinin tarım kısmının temsilcisi olan Ziraat Odaları bu sorunlara eğilmesi ve kamuoyu oluşturup iktidar partisi politikalarına yön vermesi gerekir.
Çay kanunu meselesi 20 yılı aşkın süredir konuşuluyor. Artık yasallaşması gerek dinlemekten çay çiftçisine gına geldi.
“Neden adayız?” Sorusunun cevabını verebilmek için önce Rize Ziraat Odası’nın geçmişine kısaca bakmak gerektiğine inanıyorum.
Kadim şehirlerde, kadim halklarla birlikte olmak. Fotoğraf makinesini boynunuza asarsınız, günlük sırt çantanızı sırtınıza takarsınız ve şehri yürüyerek keşfetmeye başlarsınız. İşte bu, benim için tar...
Gittik, gezdik, araştırdık, belgeledik, fotoğrafladık ve yazdık… Daha önce de gitmiştik Hodocur’a. Ama bu kez başka bir gözle baktık.
Ve sonunda 2026 yılı ikinci yaş çay sezonunu da tamamladık. Yüksek kesimlerde az miktarda çay kalsa da hasadın yüzde 99 oranında tamamlandığını söyleyebiliriz.
Son günlerde Rize kamuoyunda ÇAYKUR’un sahil bandındaki bazı fabrikalarının taşınması ve bu fabrikaların bulunduğu arazilerin geleceği üzerinden bir tartışma yaşanıyor.
Son günlerde dikkatimi çeken bir gelişme var. Sosyal medyada, dinî konularda konuşan, ayetlerden ve hadislerden söz eden, topluma din adına tavsiyelerde bulunan insanların sayısı hızla artıyor.
Biz gerçekten çok mu sosyalleştik, yoksa sosyalleşirken ölçüyü mü kaybettik?
"Arkadaşlıktan çıkardım.” “Takipten çıkardım.” “Benim dünyamda artık yoksun.” Ve sonuç, yalnızlık ve Bireyselleşme
İnsanın hayatını kabaca üç ana bölüm belirler: iş hayatı, özel hayat ve sosyal hayat.
Bu bağlantı sizi https://www.gazeterize.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.