Bankalardan spor tesislerine, hastanelerden alışveriş merkezlerine kadar milyonlarca insanın günlük olarak temas ettiği halka açık alanlarda güvenliğin klasik yöntemlerle sürdürülmesi giderek zorlaşıyor. Bu alandaki teknolojik dönüşümü Lider Sistem Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Burak GÖRMEZ değerlendirdi.

Yumuşak Hedeflerde Yeni Yaklaşım
Bankalar, spor tesisleri, meydanlar, parklar, hastaneler, okullar, kültür sanat alanları, ibadet yerleri, alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları ve istasyonlar gibi alanlarda güvenliğin çok daha hassas hale geldiğini söyleyen GÖRMEZ, görüntü işleme teknolojileriyle desteklenen yumuşak hedeflerde güvenlik yaklaşımının, kameralardan gelen veriyi analiz eden, biyometrik yüz tanıma kullanan bir çerçeve sunduğunu belirtiyor. "Halka açık alanlarda güvenlik artık sadece görünür önlem değil; görünmez zekâ ile desteklenen sürekli bir denetim disiplinidir" diyen GÖRMEZ, kampüs güvenliği ve toplu taşıma hizmet kalitesi değerlendirme yazılımları gibi çalışmaların da bu alandaki derinliği gösterdiğini söylüyor.
Bu alanlarda güvenliğin yalnızca bir müdahale aracı değil, günlük yaşamın sessizce işleyen bir parçası olması gerektiğini vurgulayan GÖRMEZ, sistemlerin kesintisiz ve fark edilmeden çalışabilmesinin asıl başarı ölçütü olduğunu belirtiyor. Kara liste güvenlik uygulamaları gibi çözümlerin, halka açık alanlarda hem önleyici hem de kayıt altına alıcı bir işlev gördüğünü söylüyor. Halka açık alanlardaki güvenlik çözümlerinin, mahremiyet ve kamu güveni dengesini de gözetmesi gerektiğini belirten GÖRMEZ, teknolojinin amacının insanları izlemek değil, riskleri önceden fark ederek güvenli bir ortam sağlamak olduğunu vurguluyor. Bu dengenin doğru kurulmasının, toplumsal kabul açısından da belirleyici olduğunu söylüyor.
Talep Nitelikli Hale Geliyor
Dünyanın artık güvenlikte, yönetimde ve veri temelli operasyon kabiliyetinde daha akıllı sistemler aradığını söyleyen GÖRMEZ, kurumların artık yalnızca bir tedarikçi değil, sistemi anlayan, kuran, yöneten ve gerektiğinde geliştiren bir çözüm ortağı aradığını belirtiyor. "Burada önemli olan, talebin çok olması değil; o talebin nitelikli olmasıdır" diyen GÖRMEZ, hedeflerinin kısa vadeli iş değil, uzun vadeli ve yüksek güvene dayalı ilişkiler kurmak olduğunu söylüyor.
Gerçek zamanlı ve makine öğrenmesi algoritma tabanlı kamera yüz tanımlama sistemleri ile güvenli kampüs ortamları oluşturma gibi başlıkların, teknolojik kabiliyetin yalnızca teorik değil uygulanmış olduğunu gösterdiğini belirten GÖRMEZ, kritik kampüs güvenliği ve entegre güvenlik çözümlerinin kamu ve özel sektörde artan bir ilgiyle karşılandığını söylüyor. Halka açık alanlardaki güvenlik yatırımlarının önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacağını belirten GÖRMEZ, bu alanların büyük insan yoğunluğu nedeniyle küçük bir aksaklığın bile büyük sonuçlar doğurabileceğini, bu yüzden önleyici yaklaşımın vazgeçilmez olduğunu ekleyerek sözlerini tamamlıyor. Halka açık alanlarda güvenlik yatırımı yapan kurumların, yalnızca teknik çözüm değil aynı zamanda toplumsal güven de inşa ettiğini belirten GÖRMEZ, bu tür projelerin uzun vadede şehir yaşamının kalitesini doğrudan etkilediğini söylüyor. Teknolojinin görünmez ama sürekli bir denetim disiplini sağladığı bu alanlarda, insan unsurunun da sistemle uyumlu çalışması gerektiğini vurguluyor. Toplu taşıma ve kamu alanlarında güvenlik yatırımlarının, yerel yönetimlerin de gündemine girdiğini belirten GÖRMEZ, bu alandaki projelerin genellikle uzun soluklu ve çok paydaşlı süreçler olduğunu söylüyor. Belediyeler ve kamu kurumlarıyla kurulan iş birliklerinin, halka açık alanlardaki güvenlik standardını yükseltmede önemli bir rol oynadığını vurguluyor. Bu alanlarda yürütülen projelerin çoğu zaman uzun soluklu bakım anlaşmalarıyla desteklendiğini belirten GÖRMEZ, bir sistemin kurulumundan sonra da düzenli güncelleme ve performans testlerinden geçirildiğini, bunun sürekliliği garanti altına alan temel unsur olduğunu söylüyor. Halka açık alanlarda uygulanan bu çözümlerin, zamanla farklı şehir ve kurumlar için bir referans model haline geldiğini belirten GÖRMEZ, bu modelin farklı ölçeklerdeki tesislere de uyarlanabilir olmasının önemli bir avantaj sağladığını söylüyor.





