Yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlanmasıyla birlikte güneş paneli üretim kapasitesi, Türkiye sanayisinin en çok konuşulan başlıklarından biri haline geldi. Artan kurulu güç hedefleri, sanayicinin kendi elektriğini üretme eğilimi ve tarım alanlarında yaygınlaşan uygulamalar, yerli panel üretimine olan talebi yukarı çekti. Güneş enerjisi ekipmanları alanında Alman sermayeli bir ortaklığın kurulmasında rol üstlenen ve Pekintaş Şirketler Topluluğu'nun Yönetim Kurulu Başkanlığını yürüten Özhan Olcay, sektördeki kapasite yarışını değerlendirdi.

Olcay, güneş enerjisinde asıl belirleyici olanın kurulan santral sayısı değil, bu santrallerin ekipmanının nerede üretildiği olduğunu söyledi. "Panelin kendisini ithal ediyorsanız, enerjide bağımsızlık hedefinizi başka bir tedarik zincirine bağlamış oluyorsunuz. Kapasite yatırımı bu nedenle stratejik bir tercih" dedi.
Kapasite Altı Kat Büyüdü
Olcay'ın yönetiminde 2013 yılında Düzce'de devreye alınan ilk fotovoltaik panel fabrikası 500 megavat üretim kapasitesine sahipti. 2022 yılında faaliyete geçen yeni tesisle birlikte bu kapasite 3.000 megavat seviyesine çıkarıldı. Böylece dokuz yıllık sürede üretim kapasitesi altı katına ulaştı ve tesis, Türkiye'nin en büyük 500 sanayi kuruluşu sıralamasına girdi.
Kapasite artışının tek başına yeterli olmadığını belirten Olcay, üretim hattının verimlilik ve hassasiyet düzeyinin de aynı oranda yükseltilmesi gerektiğini vurguladı. Projelendirmeden anahtar teslimine kadar uzanan bir hizmet zincirinin kurulmasının, yatırımcı için maliyetleri öngörülebilir kıldığını ifade etti.
Olcay, panel üretiminin yalnızca elektrik üretimiyle sınırlı bir alan olmadığını, montaj sistemleri, taşıyıcı yapı ve depolama çözümlerini kapsayan geniş bir tedarik zinciri oluşturduğunu belirtti. Bu zincirin Türkiye içinde kurulmasının, yan sanayide de ciddi bir istihdam alanı yarattığını ifade etti.
Yerli Üretim Cari Açığı Etkiliyor
Olcay, güneş paneli üretiminde yerlilik oranının artmasının doğrudan cari denge üzerinde etkili olduğunu belirtti. Her yıl kurulan santraller için yurt dışından temin edilen ekipmanın önemli bir döviz çıkışı anlamına geldiğini söyleyen Olcay, üretimin Türkiye'de yapılmasının hem istihdam hem de dış ticaret açısından çift yönlü kazanç sağladığını ifade etti.
Sektörün önümüzdeki dönemde hücre ve ara ürün üretiminde de derinleşmesi gerektiğini savunan Olcay, "Panel montajı yapmak ile hücreyi üretmek arasında ciddi bir teknoloji farkı var. Türkiye bu farkı kapatmadan enerjide gerçek anlamda bağımsız olamaz" değerlendirmesinde bulundu. Olcay, bu alandaki yatırımların uzun vadeli ve öngörülebilir bir teşvik yapısı gerektirdiğini de sözlerine ekledi.
Tarım arazilerinde ve sanayi çatılarında kurulan sistemlerin son yıllarda hızla arttığını belirten Olcay, sanayicinin kendi enerjisini üretmesinin üretim maliyetini doğrudan düşürdüğünü söyledi. Enerji yoğun sektörlerde bu yatırımın artık bir tercih değil rekabet şartı haline geldiğini vurguladı.



