Sinop'ta hasta hakları eğitimi düzenlendi
Sinop'ta hasta hakları eğitimi düzenlendi
İçeriği Görüntüle

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, tarım ilaçlarında bulunan kimyasalların meme kanseri riskini artırabileceğini söyledi.

Meme kanseri, dünya genelinde en sık görülen kanser türü olarak biliniyor. Uzmanlar, özellikle 40 yaş altı kadınlarda vaka sayısı arttığını belirtiyor. Bu artışın yalnızca tarama yöntemlerinin gelişmesiyle açıklanamaması, bilim insanlarını çevresel etkenlere yöneltiyor. Silent Spring Enstitüsü tarafından yürütülen ve Environmental Health Perspectives dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, tarım ilaçlarında kullanılan yüzlerce kimyasalın meme kanseri riskini artırabileceğini ortaya koydu.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, bu çalışmanın baş yazarı olan Dr. Jennifer Kay'in dikkat çektiği noktayı vurgulayarak 'Tarım ilaçlarının güvenliği değerlendirilirken genellikle yalnızca 'aktif madde' üzerine odaklanılıyor, ancak insanlar ürünün tamamına maruz kalıyor. Kay ve ekibi, 2024 yılında yaptıkları önceki bir çalışmada, hayvanlarda meme tümörüne yol açtığı veya hormonları meme kanserini destekleyecek şekilde bozduğu belirlenen 900'den fazla kimyasalı listelemişti. Bu kimyasalların yarısından fazlası, hücrelerin meme kanseri gelişiminde rol oynayan östrojen veya progesteron hormonlarını daha fazla üretmesine neden oluyor' ifadelerini kullandı.

Tarım ilacı formülasyonları mercek altında

Yeni çalışmada araştırmacıların, Ulusal Emisyon Envanteri, Toksik Madde Salım Envanteri ve NHANES gibi bir düzineden fazla ABD hükümet veri tabanını analiz ederek meme kanseriyle ilişkili kimyasallara maruziyetin başlıca kaynaklarını belirlemeye çalıştığını aktaran Coşkun, 'Sonuçlar, tarım ilaçlarının önemli bir maruziyet kaynağı olduğunu gösterdi. Tarım ilacı formülasyonlarında bulunan 485 kimyasaldan yalnızca yaklaşık üçte biri (145 kimyasal), ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) tarafından 'aktif madde' olarak kayıtlı' açıklamasında bulundu.

'Evde kullanılan haşere ilaçları ve böcek kovucuların seçiminde dikkatli olunması gerekiyor'

Coşkun, bu bulgunun iki önemli sorunu gözler önüne serdiğini belirterek şunları kaydetti:

'Hem tarım ilaçlarındaki aktif maddelerin meme dokusu üzerindeki etkileri açısından yeterince test edilmediğini, hem de 'inaktif' veya 'yardımcı madde' olarak sınıflandırılan yüzlerce başka kimyasalın herhangi bir denetime tabi olmadan kullanılabildiğini ifade ediyor. Nitekim Silent Spring Enstitüsü'nün daha önceki bir çalışması, EPA'nın 19 tarım ilacını meme tümörleriyle ilişkilendiren kanıtları göz ardı ettiğini ortaya koymuştu. İnsanlar tarım ilaçlarına; gıda ve içme suyu yoluyla, ev ve bahçede kullanılan böcek kovucular, haşere ilaçları, bit ve mantar tedavileri ile dezenfektanlar aracılığıyla, hatta bazı yapı malzemeleri üzerinden de maruz kalabiliyor. Bu çalışmanın tarım ilacı düzenlemelerindeki önemli bir boşluğa dikkat çektiğini belirtiyor. Bulgular kesin bir neden-sonuç ilişkisi kanıtlamasa da, düzenleyici kurumların yalnızca aktif maddeleri değil, ürünlerin tüm bileşenlerini değerlendirmesi gerektiğine işaret ediyor. Bu doğrultuda, evde kullanılan haşere ilaçları ve böcek kovucuların seçiminde dikkatli olunması, mümkün olduğunca doğal alternatiflerin tercih edilmesi ve etiket bilgilerinin dikkatle incelenmesi, sağlığı korumak açısından akılcı bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.'

Kaynak: İHA