POLİTİKA

Trump'ın Suriye Özel Temsilcisi Barrack: 'İsrail Türkiye'yi kışkırtmaya çalışıyor olabilir'

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye Özel Temsilcisi ve ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne yönelik saldırısına ilişkin farklı teoriler olduğunu belirterek, 'Bir teori, İsraillilerin Türkleri kışkırttığı yönünde. Bunun agresif, ancak belki de seçim öncesinde iyi bir konsept olduğu düşünülüyor' dedi. Türkiye'nin güçlenen pozisyonu ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gerilimi düşürmeye yönelik çabalarından övgüyle söz eden Barrack, 'Türkiye, herkesi tedirgin eden, ancak kendisi için harika olan yeni ve güçlü bir döneme giriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan tansiyonu düşürmeye çalışarak harika bir iş çıkarıyor' değerlendirmesinde bulundu.

Abone Ol

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye Özel Temsilcisi ve ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne yönelik saldırısına ilişkin farklı teoriler olduğunu belirterek, 'Bir teori, İsraillilerin Türkleri kışkırttığı yönünde. Bunun agresif, ancak belki de seçim öncesinde iyi bir konsept olduğu düşünülüyor' dedi. Türkiye'nin güçlenen pozisyonu ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gerilimi düşürmeye yönelik çabalarından övgüyle söz eden Barrack, 'Türkiye, herkesi tedirgin eden, ancak kendisi için harika olan yeni ve güçlü bir döneme giriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan tansiyonu düşürmeye çalışarak harika bir iş çıkarıyor' değerlendirmesinde bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye Özel Temsilcisi ve ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, video paylaşım platformu Youtube üzerinden yapılan bir canlı yayında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne yönelik saldırısına ve sonrasında artan bölgesel gerilime ilişkin soruya cevap veren Barrack, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun sınırlardan gelebilecek güvenlik risklerine müsaade edilmeyeceğini söylediğini hatırlattı. Buna rağmen Suriye'nin yaşanan rejim değişikliği sonrasında İsrail'e yönelik bir güvenlik tehdidi oluşturmadığını belirten Barrack, 'Suriye saldırganca davranmadı. Lübnan'da ise durum farklı. Bunu daha sonra konuşabiliriz. Lübnan'da, güney bölgesiyle ve İsrail ile çatışma halinde olan İran vekili Hizbullah konusunda devam eden bir sorunumuz var. Ancak yeni bir hükümete sahip olan Suriye'de böyle bir durum söz konusu değildi' ifadelerini kullandı.

'Netanyahu seçmen kitlesinin ne istediğini biliyor'

Türkiye ve İsrail ilişkilerinin 2000'lerin başında iyi bir seyir izlediğini aktaran Barrack, 'Günümüze gelirsek, inancım ve umudum bunun tekrar yaşanacağı yönünde' dedi. Son günlerde artan İsrail-Türkiye gerilimine değinen Barrack, 'Bu ülkelerin üst düzey liderlerinin söylemlerinde duyduğunuz şeyler, herkesin siyasi kampanya sürecinde yapmak zorunda oldukları şeyler değil mi? Başbakan Binyamin Netanyahu Ekim ayında yapılacak seçimlere doğru ilerliyor. Seçmen kitlesinin ne istediğini biliyor' değerlendirmesinde bulundu.

'Türkiye, İsrail ve Suriye ile koordinasyon halindeyiz'

Yaşanan gerilimlere rağmen İsrail, Türkiye ve Suriye'nin ortak çıkarlara sahip olduğunu vurgulayan Barrack, 'Rubik küpü içinde bir Rubik küpü durumu var. Sadece Suriye bile Kürtlerle, SDG ile ve DEAŞ ile uğraşıyor. Biliyorsunuz, bu arada biz her akşam Türkiye, İsrail ve Suriye ile DEAŞ teröristlerini avlamak için koordinasyon halindeyiz. Çünkü güç boşluğu devam ettikçe DEAŞ kendini yeniden inşa etmek için büyük bir çaba sarf ediyor' diye konuştu.

'İsrail yanlış istihbarat almış olabilir'

İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne yönelik saldırısının herkesi şaşırttığı hatırlatılan Barrack, 'Madem bölge ülkeleri arasındaki koordinasyon devam ediyor, o halde bu saldırı neden yapıldı?' sorusuna, 'Kesin olarak bilmiyorum' cevabını verdi. Buna rağmen kendilerine bazı mantıklı senaryolar sunulduğunu kaydeden Barrack, 'Birincisi, sizin de duyduğunuz üzere İsrail'in şu 3 ihtimalden birinin gerçekleştiğine dair bazı istihbarat bilgilerine sahip olmasıydı: Ya sahada Türk askeri ya da askeri unsurları bulunuyordu. Biz durumun böyle olmadığını biliyoruz. Bu konu İsrail tarafından daha önce hiç gündeme getirilmemiş değildi. Konu yaklaşık 6 gün önce bize iletilmiş ve 'Sahada bizi çok endişelendirecek bir Türk hareketliliği olabileceğine dair istihbaratımız var' denilmişti. Hepimiz üzerimize düşeni yaptık. Kendi istihbarat kurumlarımıza başvurduk. Aldığımız cevap, 'Hayır, böyle bir şey yaşanmıyor' şeklinde oldu. İkinci ihtimal ise o sırada hareket halinde olan ve başka kimsenin fark etmediği bir tehdidin İsrail'in kendi istihbaratına takılması ve bu durumun, onlarda acil müdahale gerektiği düşüncesine yol açmasıydı. Üçüncüsü ve muhtemelen en güçlü ihtimal, Türklerin o tesisteki bir eğitim programını genişletmeye yönelik planladıkları bir stratejiye dair istihbarat edinmiş olmalarıydı' ifadelerini kullandı.

'Türkiye'nin Suriye sınır hattındaki askeri varlığı her zaman mevcuttu'

ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 'Neden 8 Aralık'ta Suriye'yi almadınız?' diye sorduğunu hatırlatan Barrack, 'Cumhurbaşkanı Erdoğan ise 'Çünkü orayı istemiyoruz. Suriye'nin, bu çok zorlu coğrafyanın ortasında bir tuval ve koruyucu bir örtü olarak egemen ve bağımsız bir ülke olmasını istiyoruz' cevabını verdi. Suudi Arabistan da aynı şekilde düşünüyor. Elbette İsrail de aynı görüşte. Ancak Türkiye'nin o sınır ve hatlardaki varlığı ve oradaki Türk askeri eğitim unsurları her zaman mevcuttu' değerlendirmesinde bulundu.

'Türkler akıllıca davrandı'

İsrail sınırına 85 kilometre mesafede bulunan ve T4 ile Palmira olarak adlandırılan iki bölgenin İsrail açısından özellikle güvenlik endişesi oluşturduğunu belirten Barrack, 'İsrail, Türkiye'ye, 'Lütfen bu iki üsse de yeniden yerleşmeyin. Çok yakın. Suriye hükümetinden emin değiliz. Sizin Suriye hükümetiyle olan uyumunuzdan da emin değiliz. Bu yüzden lütfen buralara yeniden yerleşmeyin, aksi takdirde oraları vururuz' diyordu. Bu konu bir süre gidip geldi ama Türkler akıllıca davranarak İsrail'le savaşmak istemediklerini söylediler ve Türklerin sürekli mesajı da bu yönde oldu' dedi.

'Türk ordusu güçlü, cesur, çok iyi donanımlı ve ne yaptığını biliyor'

Barrack bölgesel çatışma ihtimaline ilişkin endişeler hakkında ise, 'Türk ordusu güçlü, cesur, çok iyi donanımlı ve ne yaptığını biliyor. Bu, İkinci Dünya Savaşı gibi bir şeye dönüşebilir mi? Bizim görüşümüz, tıpkı İkinci Dünya Savaşı'nda göreceğiniz gibi kasıtsız bir eylemin her an yeni bir dünya savaşına yol açabileceği yönünde ve sanırım hepimizin engellemeye çalıştığı şey de bu' diye konuştu. Barrack, 'Büyük İsrail' gibi hedeflerin gerçek olmadığını düşündüğünü ifade etti.

'Türklerin itidale odaklandığını biliyorum'

Barrack, İsrail'in neden Türkiye sınırına yakın bir bölgeyi hedef aldığı yönündeki soruya net bir cevap vermekten kaçınarak bu konuda farklı teoriler olduğunu yineledi. İsrail'in Türkiye'yi kışkırtmaya çalışıyor olabileceğine işaret eden Barrack, 'Bir teori, İsraillilerin Türkleri kışkırttığı yönünde. Hatırlarsanız, Türkler benzer şartlar altında bir Rus savaş uçağını düşürmüştü, değil mi? Sınırda bildirimde bulunmadan, bir anlaşma olmadan savaş uçakları konuşlandırmak çok tehlikeli bir oyundur. Ciddi ve endişe verici olan kısım buydu. Çünkü Türklerin istihbarat teşkilatlarının, üst düzey yönetimlerinin, dışişleri bakanlarının, cumhurbaşkanlarının, istihbarat başkanının, hepsinin itidale odaklandığını biliyorum. Gerçekten öyle. Bu bir gerçek. Saldırgan değiller. İsrail'e saldırmakla, hatta herhangi bir kinetik veya düşmanca ilişkiye girmekle ilgilenmiyorlar. Bu bölge için iyi değil. Kendileri için de iyi değil' ifadelerini kullandı. Barrack, 'Yani bir teori, Türkleri sadece kışkırttıkları yönünde. Bunun agresif, ancak belki de seçim öncesinde iyi bir konsept olduğu düşünülüyor' dedi.

Barrack'tan Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a övgü

Türkiye'nin güçlenen pozisyonu ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gerilimi düşürmeye yönelik çabalarından övgüyle söz eden Barrack, 'Türkiye, herkesi tedirgin eden ancak kendisi için harika olan yeni ve güçlü bir döneme giriyor. Biliyorsunuz, etrafında 8 ülke ve 4 deniz bulunan, bir tarafında Orta Asya, diğer tarafında Hazar ve Akdeniz yer alan, Arap olmayan, ancak işlevsel, hoşgörülü ve Müslüman bir ülke olarak bir merkez konumundalar. Coğrafi mevcudiyeti itibarıyla caydırıcı bir görünüme sahip. Bu nedenle aklıselimin hakim olacağına dair umutluyum. Cumhurbaşkanı Erdoğan tansiyonu düşürmeye çalışarak harika bir iş çıkarıyor' diye konuştu.