Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Sinop Şubesi ve Yeniler Öğrenci Kulübü tarafından, 7 Ekim Aksa Tufanı'nın yıl dönümü dolayısıyla Sinop Üniversitesinde Filistin'e destek programı düzenlendi.

Sinop'ta, 7 Ekim Aksa Tufanı'nın yıl dönümü dolayısıyla Filistin'e destek amacıyla basın açıklaması düzenlendi. Programda, İsrail saldırılarında hayatını kaybeden Filistinli öğrencilerin isimlerinin ve bilgilerinin yer aldığı boş okul sıralarıyla Gazze'de yaşananlara dikkat çekildi.

TÜGVA Sinop Şubesi ve Yeniler Öğrenci Kulübü tarafından Öğrenci Yaşam Merkezi önünde gerçekleştirilen program, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Basın açıklamasını, TÜGVA Sinop Üniversitesi Koordinatörü ve Sinop Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yusuf Arslan okudu.

Filistin meselesinin yalnızca 7 Ekim 2023 üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Arslan, açıklamada şu ifadelere yer verdi:

'Bugün Gazze'de yaşananlar, münferit bir çatışmanın ya da anlık bir gerilimin sonucu değildir. Karşımızda 7 Ekim 2023'te başlayan bir savaş değil; 1948 Nekbe ile başlayan büyük felaketin ardından tam 78 yıldır adım adım, planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir işgal, etnik temizlik ve soykırım politikası vardır. Filistin halkının maruz bırakıldığı işgal, zorunlu göç, yerinden edilme, abluka ve saldırılar onlarca yıldır devam etmektedir. Gazze ise uzun yıllardır ağır bir abluka altında yaşamaktadır.'

7 Ekim sonrasında Gazze'deki yıkımın daha da derinleştiğini ifade eden Arslan, hastanelerin, okulların, üniversitelerin, ibadethanelerin ve sivil yaşam alanlarının saldırıların hedefi olduğunu söyledi.

Gazze'de eğitim hayatının uğradığı yıkıma dikkat çeken Arslan, 'Gazze'de yalnızca evler değil, geleceğin kendisi de bombalanıyor. Okullar yıkılıyor. Üniversiteler yıkılıyor. Kütüphaneler yok oluyor. Laboratuvarlar, derslikler ve eğitim yuvaları harabeye dönüşüyor. Bizler bugün üniversitelerimizde derslerimize girerken, Gazze'de yaşıtlarımızın derslikleri enkaza dönüşüyor. Bizler sınavlara hazırlanırken, onlar hayatta kalmaya çalışıyor. Bizler mezuniyet hayali kurarken, onlar sevdiklerini kaybetmenin acısıyla mücadele ediyor' dedi.

Etkinlik alanına yerleştirilen boş okul sıralarının anlamını anlatan Arslan, şöyle devam etti:

'İşte bu nedenle bu boş sıralar sadece bir dekor değildir. Bu sıralar birer tanıktır. Bu boş sıralar onların sıralarıdır. Bu sıralar, Gazze'nin çocuklarına ayrılmıştır. Her biri Gazze'de yarım bırakılan bir hayatın, susturulan bir öğrencinin ve yok edilen bir geleceğin şahididir.'

Açıklamada, Kudüs'ün tarihi ve hukuki statüsünün ihlal edildiğini ve Mescid-i Aksa'nın kutsiyetine yönelik saldırılar yaşandığını belirten Arslan, Gazze halkının abluka altında temel ihtiyaçlarından mahrum bırakıldığını ifade etti. Uluslararası kurumlara ve Batılı hükümetlere de tepki gösteren Arslan, şunları söyledi: 'Hukuk, insan hakları evrensel beyannameleri, savaş hukuku ve uluslararası tüm kurumlar, siyonist rejimin vahşeti karşısında iflas etmiştir. Batılı hükümetlerin ve uluslararası çifte standardın sahiplerinin bu vahşeti görmezden gelmesi, hatta silah ve diplomasi kalkanıyla açıkça desteklemesi tarihe kara bir leke olarak geçmiştir. Fakat bilinmelidir ki devletlerin menfaat hesapları varsa, dünyanın dört bir yanında ayağa kalkan vicdan sahibi halkların ve üniversite gençliğinin de sarsılmaz bir adaleti vardır.'

Dünyanın farklı ülkelerinde Filistin'e destek için gerçekleştirilen öğrenci protestolarına değinen Arslan, ekonomik, akademik ve kültürel boykot çağrısında bulundu. Arslan, 'Türkiye'nin en kuzeyinden, Sinop Üniversitesinden ilan ediyoruz: Filistin davası yalnızca Filistinlilerin değil, insan onurunu ve adaleti savunan tüm insanlığın ortak davasıdır. İşgalci terör şebekesinin on yıllardır süren sistematik gaspları, sürgünleri ve katliamları meşrulaştırılamaz. Ekonomik, akademik ve kültürel boykot bir tercih değil; zulme ortak olmamak adına her bir ferdin omuzlarındaki en somut ahlaki sorumluluktur' ifadelerini kullandı.

Filistin meselesinin insanlık onuruyla ilgili olduğunu vurgulayan Arslan, açıklamayı şu sözlerle tamamladı: 'Bir çocuğun yaşam hakkını savunmak için Filistinli olmak gerekmez. Bir annenin evladını kaybetmesine karşı çıkmak için Müslüman olmak gerekmez. Bir öğrencinin okuluna dönebilmesini istemek için aynı dili konuşmak gerekmez. İnsan olmak yeterlidir. Bizler vicdanlı bireyler olarak zulmün normalleştirilmesine, çocukların ölümünün sıradan bir habere dönüşmesine ve Gazze'nin sessizliğe terk edilmesine razı değiliz. Zulmün kanıksanmasına, vahşetin olağanlaştırılmasına asla izin vermeyeceğiz.'

Sinop'ta Amatör Spor Haftası yürüyüşle başladı
Sinop'ta Amatör Spor Haftası yürüyüşle başladı
İçeriği Görüntüle

Programa Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şakir Taşdemir de katıldı. Etkinlik, yapılan duayla sona erdi.

Kaynak: İHA