<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gazete Rize / Rize Haber / Son Dakika Rize Haberleri</title>
    <link>https://gazeterize.com</link>
    <description>Rize Haber, Rize Haberleri, Son Dakika Rize Haberleri, Artvin, Artvin Haberleri, Trabzon, Trabzon Haberleri, Çaykur Rizespor, Rizespor Haberleri, Çaykur, 53, Rize, Haber,</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://gazeterize.com/rss/new-york" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 12 Aug 2026 20:16:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://gazeterize.com/rss/new-york"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[BM Genel Sekreteri Guterres: 'Dünya artık daha fazla savaşı kaldıramaz']]></title>
      <link>https://gazeterize.com/bm-genel-sekreteri-guterres-dunya-artik-daha-fazla-savasi-kaldiramaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazeterize.com/bm-genel-sekreteri-guterres-dunya-artik-daha-fazla-savasi-kaldiramaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Orta Doğu'da tırmanan gerilimin küresel ekonomi, enerji ve gıda güvenliği üzerinde yıkıcı sonuçlar doğurduğunu belirterek, 'Bölge ve dünya artık daha fazla savaşı kaldıramaz' dedi. Guterres, iklim krizinin de hızlandığı uyarısında bulunarak, fosil yakıt politikalarının dünyayı daha tehlikeli bir geleceğe sürüklediğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Orta Doğu'da tırmanan gerilimin küresel ekonomi, enerji ve gıda güvenliği üzerinde yıkıcı sonuçlar doğurduğunu belirterek, 'Bölge ve dünya artık daha fazla savaşı kaldıramaz' dedi. Guterres, iklim krizinin de hızlandığı uyarısında bulunarak, fosil yakıt politikalarının dünyayı daha tehlikeli bir geleceğe sürüklediğini söyledi. </p><p>BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında hem Orta Doğu'daki son gelişmeleri hem de iklim krizinin ulaştığı boyutu değerlendirdi. Kıbrıs görüşmelerinden Gazze Şeridi'ndeki ateşkes sürecine, Hürmüz Boğazı'ndaki krizden küresel gıda güvenliğine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulunan Guterres, uluslararası topluma diplomasi çağrısı yaptı. Ayrıca aşırı sıcaklıkların artık geleceğin değil bugünün krizi olduğunu vurgulayan Guterres, hükümetleri acil önlem almaya davet etti. </p><p>Kıbrıs için yeni '5+1' toplantısı hazırlığı </p><p>Konuşmasına Kıbrıs temaslarını değerlendirerek başlayan Guterres, taraflarla yürütülen görüşmelerin ardından yeni bir '5+1' formatındaki toplantı için hazırlıklara başlanacağını açıkladı. Guterres, 'İleriye dönük yol haritası üzerine yaptığımız görüşmeler ışığında, güven artırıcı yöntemler ve içerik konusunda yeterli hazırlıklar yapıldıktan sonra bir başka '5+1' toplantısı düzenlemeye karar verdim; halihazırda sağlanan uzlaşmayı da göz önünde bulundurarak, toplantının başarılı olması için gerekli şartları oluşturmak üzere her iki taraf ve garantörlerle istişare içinde çalışacağız' ifadelerini kullandı. </p><p>'Dünya artık daha fazla savaşı kaldıramaz' </p><p>Guterres, konuşmasının önemli bölümünü Orta Doğu'daki çatışmalara ayırdı. Körfez'deki askeri gerilimin başlamasının üzerinden 6 ay geçtiğini belirten Guterres, başlangıçta bölgesel olan çatışmanın artık küresel istikrarsızlığın temel unsurlarından biri haline geldiğini söyledi. Hürmüz Boğazı üzerinden ticaretin büyük ölçüde durduğunu, enerji piyasalarının sarsıldığını, gıda ve gübre fiyatlarının hızla yükseldiğini ifade eden Guterres, tedarik zincirlerinin zarar gördüğünü ve milyonlarca insanın yoksulluk riskiyle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi. Dünya Gıda Programı'nın (WFP) yaklaşık 45 milyon kişinin ciddi gıda güvensizliği riski altında olduğu yönündeki uyarısını hatırlatan Guterres, son günlerdeki tek olumlu gelişmenin ABD Başkanı Donald Trump'ın Hamas'ın silahsızlanması ve İsrail'in Gazze'den çekilmesini içeren anlaşmayı duyurması olduğunu belirtti. Guterres, Hürmüz Boğazı ve Babülmendep Boğazı'nda uluslararası seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanması ve diplomasinin ön plana çıkması gerektiğini vurgulayarak, 'Bölgedeki tüm cephelerde çatışmalar sona ermelidir, bölge ve dünya artık daha fazla savaşı kaldıramaz' dedi. </p><p>'İklim krizi hızını artırıyor' </p><p>Basın toplantısının ikinci bölümünde iklim değişikliğine dikkat çeken Guterres, El Nino hava olayının etkilerinin beklenenden daha güçlü hissedildiğini söyledi. Son dönemde yaşanan sıcak hava dalgaları, orman yangınları ve rekor deniz suyu sıcaklıklarının yalnızca başlangıç olduğunu belirten Guterres, Dünya Meteoroloji Örgütü'nün tahminlerine göre Ağustos-Ekim döneminde dünyanın büyük bölümünde sıcaklıkların normalin üzerinde seyredeceğini aktardı. Guterres, 'İklim krizi hızını artırıyor. Aşırı sıcaklık, uzun zamandır 'sessiz katil' olarak adlandırılıyor. Ancak bu tanım bile krizi hafife alıyor olabilir, çünkü dünya çapında aşırı sıcaktan kaynaklanan ölümler büyük ölçüde eksik sayılıyor. Aşırı sıcakla bağlantılı birçok ölüm, sıcağın belirleyici bir rol oynadığı durumlarda bile asla bu şekilde kaydedilmiyor. Bildiklerimiz ise son derece endişe verici. Aşırı sıcak, dünyanın her bölgesinde gün geçtikçe artan bir ölçekte can almaktadır' dedi. </p><p>Aşırı sıcaklıkların yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik ve insani bir kriz olduğunu ifade eden Guterres, milyonlarca insanın sağlık, gıda ve geçim kaynaklarının tehdit altında bulunduğunu söyledi. </p><p>Fosil yakıt projelerinin gelecekteki sıcak hava dalgalarına etkisi </p><p>Guterres, aşırı sıcaklarla mücadele için 4 temel öncelik belirlediklerini açıkladı. Bunların; erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi, çalışanların sıcak hava şartlarında korunması, şehirlerin ve binaların aşırı sıcaklara dayanıklı hale getirilmesi ve en önemlisi fosil yakıt kullanımının azaltılması olduğunu ifade eden Guterres, hükümetlerin yeni fosil yakıt projelerini sürdürmesini eleştirdi. Guterres, 'Bugün onaylanan her yeni fosil yakıt projesi yarının sıcak hava dalgalarını daha tehlikeli hale getiriyor. Isınma turu bitti. Ana etkinliği bekleyemeyiz' ifadelerini kullandı. </p><p>'Fosil yakıt lobisi gerçeği gizlemeye çalışıyor' </p><p>Basın mensuplarının sorularını da cevaplayan Guterres, iklim krizinin yeterince ciddiye alınmamasının iki temel nedeni bulunduğunu söyledi. Bunlardan birinin Ukrayna ve Orta Doğu gibi güvenlik krizlerinin gündemi sürekli meşgul etmesi olduğunu belirten Guterres, ikinci nedenin ise fosil yakıt endüstrisi ile bazı ülkelerin iklim krizinin boyutlarını küçümseyen kampanyalar yürütmesi olduğunu ifade etti. BM'nin bundan sonraki süreçte daha açık konuşacağını belirten Guterres, hükümetlere iklim krizinin insanlık için varoluşsal bir tehdit olduğunun anlatılması gerektiğini vurguladı. </p><p>Gazze anlaşması için taraflara çağrı </p><p>Gazze'de açıklanan anlaşmaya ilişkin soruyu da cevaplayan Guterres, tarafların üzerinde uzlaşılan yol haritasını herhangi bir şüphe veya gecikmeye mahal vermeden uygulaması gerektiğini söyledi. Sürecin baltalanmaması çağrısında bulunan Guterres, 'Şimdi her iki tarafın da üzerinde anlaşılanları hayata geçirme zamanıdır' dedi. </p><p>İran destekli milislerin faaliyetlerine ilişkin soruya da cevap veren Guterres, Irak hükümetinin ülkenin hiçbir aktör tarafından vekalet savaşlarının aracı olarak kullanılmaması yönündeki kararlılığını desteklediklerini belirtti. Guterres, güç kullanımının yalnızca devletin yetkisinde olması gerektiğini ifade ederek BM'nin Irak hükümetinin bu yaklaşımının arkasında olduğunu söyledi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>WFP'ye daha fazla destek çağrısı </p><p>Dünya Gıda Programı'nın (WFP) finansmanı hakkında yöneltilen soru üzerine Guterres, liderlik sürecinin doğal şekilde ilerlediğini belirterek, asıl önceliğin kurumun etkinliğini artırmak olduğunu söyledi. Gıda güvenliği alanında mevcut yardımın ihtiyaçların gerisinde kaldığını vurgulayan Guterres, 'Elimizdeki sınırlı kaynaklarla dünyanın en savunmasız insanları için elimizden geleni yapacağız' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, New york</category>
      <guid>https://gazeterize.com/bm-genel-sekreteri-guterres-dunya-artik-daha-fazla-savasi-kaldiramaz</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 21:37:55 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/bm-genel-sekreteri-guterres-dunya-artik-daha-fazla-savasi-kaldiramaz.jpg" type="image/jpeg" length="40932"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BM Genel Sekreter adayları canlı yayında bir araya gelerek soruları yanıtladı]]></title>
      <link>https://gazeterize.com/bm-genel-sekreter-adaylari-canli-yayinda-bir-araya-gelerek-sorulari-yanitladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazeterize.com/bm-genel-sekreter-adaylari-canli-yayinda-bir-araya-gelerek-sorulari-yanitladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için yarışan altı aday, New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen canlı yayın programında soruları yanıtladı. Adayların açıklamalarına, Gazze, ABD-İsrail-İran savaşı, Hürmüz Boğazı krizi ve Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin yaklaşımları damga vurdu. Adayların tamamı, Güvenlik Konseyi'nin karar alamadığı durumlarda Genel Sekreter'in geri çekilmemesi gerektiğini savunurken, taraflarla doğrudan temas, arabuluculuk, özel elçiler, önleyici diplomasi ve bölgesel örgütlerle işbirliği öne çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği için yarışan altı aday, New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen canlı yayın programında soruları yanıtladı. Adayların açıklamalarına, Gazze, ABD-İsrail-İran savaşı, Hürmüz Boğazı krizi ve Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin yaklaşımları damga vurdu. Adayların tamamı, Güvenlik Konseyi'nin karar alamadığı durumlarda Genel Sekreter'in geri çekilmemesi gerektiğini savunurken, taraflarla doğrudan temas, arabuluculuk, özel elçiler, önleyici diplomasi ve bölgesel örgütlerle işbirliği öne çıktı. </p><p>Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in bu yıl sonunda görev süresinin dolması sebebiyle yeni Genel Sekreterlik yarışı için altı aday ilk kez aynı platformda bir araya geldi. New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen ve Bloomberg tarafından canlı yayınlanan 'BM Şehir Toplantısı: Bir Sonraki Genel Sekreter' başlıklı programa Şili'nin eski Cumhurbaşkanı ve BM İnsan Hakları eski Yüksek Komiseri Michelle Bachelet, Ekvador'un eski Dışişleri Bakanı ve BM Genel Kurulu eski Başkanı Maria Fernanda Espinosa, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi, Kosta Rikalı eski Bakan ve BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) Genel Sekreteri Rebeca Grynspan, Guyana BM Daimi Temsilcisi Carolyn Rodrigues-Birkett ve Senegal'in eski Cumhurbaşkanı Macky Sall katıldı. Yaklaşık 90 dakika süren programda adaylar, diplomatlar, BM çalışanları ve sivil toplum temsilcilerinden gelen soruları yanıtladı. Tartışmanın önemli bölümünü Gazze, İran'daki savaş, Hürmüz Boğazı'ndaki kriz, Rusya-Ukrayna savaşı, Güvenlik Konseyi'nin tıkanması ve BM'nin uluslararası krizlerin çözümünde giderek daha fazla devre dışı kalması oluşturdu. </p><p>Ortadoğu'daki çatışmalar BM'nin etkisizliğini gündeme taşıdı </p><p>Adaylar konuşmalarının genelinde, ABD ve İsrail'in İran'la karşı karşıya geldiği savaşın yalnızca bölgesel bir güvenlik krizi olarak değil, Birleşmiş Milletler sisteminin işlerliğini sınayan küresel bir çatışma olarak ele aldı. Tartışmanın başında Gazze ve İran'daki çatışmalar, BM'nin uluslararası barış ve güvenliği koruma kapasitesini sınayan başlıca krizler arasında gösterildi. İran savaşıyla bağlantılı Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin küresel enerji piyasalarını ve uluslararası ticareti tehdit ettiği, buna rağmen BM Güvenlik Konseyi'nin ortak bir karar kabul edemediği vurgulandı. Adaylara doğrudan ABD, İsrail ve İran'ın askeri tutumlarını değerlendirmeleri sorulmadı. Ancak verdikleri cevaplarda savaşın taraflarıyla doğrudan temas kurulması, Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri arasındaki görüş ayrılıklarının aşılması, İran'la diyalog kanallarının açık tutulması ve savaşın Hürmüz Boğazı üzerinden dünya ekonomisine yayılan etkilerinin sınırlandırılması öne çıktı. Altı aday da Güvenlik Konseyi'nin ABD, Çin, Rusya, İngiltere ve Fransa arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle karar alamamasının Genel Sekreter'in hareketsiz kalmasını haklı çıkarmayacağı görüşünde birleşti. </p><p>İran savaşının Hürmüz Boğazı'na etkileri altı adaya soruldu </p><p>Programın kriz ve çatışmalara ayrılan ilk bölümünde altı adaya, İran savaşıyla bağlantılı Hürmüz Boğazı krizinin küresel enerji piyasalarını, uluslararası ticareti ve dünyanın en önemli deniz yollarından birini nasıl tehdit ettiği soruldu. Moderatörler, Güvenlik Konseyi'nin ortak karar alamadığını hatırlatarak, Konsey içindeki diplomasinin başarısız olması halinde BM'nin barışı koruma ve çatışmayı sona erdirme konusunda nasıl anlamlı bir rol oynayabileceğini sordu. Adayların tamamı, Güvenlik Konseyi'nin İran savaşı ve Hürmüz Boğazı konusunda karar alamamasının Genel Sekreter'in geri çekilmesi anlamına gelmemesi gerektiğini savundu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Rodrigues-Birkett: 'Genel Sekreter'in yapamayacağı tek şey denememektir' </p><p>Guyanalı aday Carolyn Rodrigues-Birkett, İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı'nda ortaya çıkan krizin sona erdirilmesi konusunda istenen sonuçların alınamadığını söyledi. Güvenlik Konseyi üyeleri arasında anlaşma sağlanamadığında Genel Sekreter'in çatışan taraflarla diyalog kurulmasını sağlayacak alternatifler geliştirebileceğini belirten Rodrigues-Birkett, jeopolitik şartlar ne kadar zor olursa olsun diplomatik girişimlerden vazgeçilmemesi gerektiğini ifade etti. Rodrigues-Birkett, 'Genel Sekreter'in yapamayacağı tek bir şey varsa, o da denememektir' mesajını verdi. İran, Haiti, Sudan ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi krizleri örnek gösteren Rodrigues-Birkett, Genel Sekreter'in elindeki araçların yetersiz kaldığı durumlarda yeni öneriler hazırlayarak bunları Güvenlik Konseyi'ne sunması gerektiğini söyledi. Rodrigues-Birkett ayrıca, Genel Sekreter'in tarafsızlığından, sahadaki BM varlığından, iyi niyet girişimlerinden ve özel temsilci atama yetkisinden yararlanabileceğini belirtti. Bir veto kararının büyük insani acılara yol açması ihtimali halinde, vetoyu kullanacak ülkeyle doğrudan görüşerek kararın sonuçlarını anlatacağını ifade etti. </p><p>Sall: BM, İran ve Hürmüz müzakerelerinin dışında kalmamalı </p><p>Senegal'in eski Cumhurbaşkanı Macky Sall, BM'nin İran savaşı ve Hürmüz Boğazı dahil birçok büyük krize ilişkin müzakerelerin merkezinde olmadığını söyledi. Örgütün zaman zaman gelişmeleri kenardan izlemek zorunda kaldığını belirten Sall, BM Şartı doğrultusunda işleyen etkili bir Güvenlik Konseyi'ne her zamankinden fazla ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. Sall, Konsey üyeleri ve özellikle beş daimi üye arasındaki güven eksikliğinin krizlerin çözümsüz kalmasına neden olduğunu söyledi. Genel Sekreter olarak en önemli katkısının ağır gerilim dönemlerinde bile bütün taraflarla konuşmak, diyalog kanallarını açık tutmak ve iletişim köprüleri kurmak olacağını belirten Sall, ABD, İsrail, İran ve bölgedeki diğer aktörler arasında doğrudan ve dolaylı diplomasi yürütülmesi gerektiğini savundu. Sall, önleyici diplomasi, sessiz diplomasi ve erken uyarı mekanizmalarının kullanılmasını istedi. </p><p>Grynspan: Karadeniz modeli Hürmüz Boğazı'nda uygulanabilir </p><p>Kosta Rikalı aday Rebeca Grynspan, Güvenlik Konseyi'ndeki tıkanıklığın Genel Sekreter'in görevinin sona erdiği değil, başladığı an olduğunu vurguladı. Genel Sekreter'in temel görevinin uzlaşma imkanları oluşturmak olduğunu belirten Grynspan, Rusya-Ukrayna savaşı sırasında yürütülen Karadeniz Tahıl Girişimi'ni örnek gösterdi. Tahıl ve diğer tarım ürünlerinin dünya pazarlarına taşınmasını sağlayan girişimin gıda fiyatlarının düşürülmesi ve çatışmadan uzaktaki ülkelerin savaşın ekonomik sonuçlarından korunması için geliştirildiğini hatırlatan Grynspan, Hürmüz Boğazı'nda da benzer bir diplomatik model uygulanabileceğini söyledi. Grynspan konuşmasında, 'Savaşın tamamını sona erdirecek bir anlaşma sağlanamasa bile petrol ve doğalgaz sevkiyatını, deniz trafiğini ve uluslararası ticareti güvence altına alacak sınırlı mutabakatlar yapılabilir' ifadelerini kullandı. Grynspan, İran ve savaşın diğer taraflarıyla krizin en başından itibaren temas kurulması gerektiğini belirtti. </p><p>Bachelet: İyi niyet misyonları ve özel elçiler devreye sokulmalı </p><p>Şili'nin eski Cumhurbaşkanı Michelle Bachelet, Genel Sekreter'in öncelikle İran savaşı gibi krizleri öngörmeye ve büyümeden önlemeye çalışması gerektiğini söyledi. Her krizin tamamen önlenemeyeceğini kabul eden Bachelet, bu durumda BM Şartı'nın Genel Sekreter'e sağladığı bütün diplomatik araçların kullanılması gerektiğini belirtti. Bachelet, iyi niyet misyonlarının devreye sokulması, çatışan taraflarla köprülerin korunması, arabuluculuk yapılması, özel elçiler görevlendirilmesi ve bölgesel kuruluşlarla işbirliği yapılması gerektiğini ifade etti. Aynı yöntemin sonuç vermemesi halinde farklı stratejiler geliştirilmesini isteyen Bachelet, Genel Sekreter'in pes etmemesi gerektiğini vurguladı. BM'nin diplomatik girişimlerinin yanı sıra savaş mağdurlarına insani yardım ulaştırmasını ve can kayıplarını azaltmasını da güvence altına alması gerektiğini söyledi. </p><p>Grossi: 'Tarafsızlık kayıtsızlık değildir' </p><p>UAEA Başkanı Rafael Mariano Grossi, Güvenlik Konseyi'nin başarısının yalnızca kabul ettiği kararların sayısıyla ölçülemeyeceğini söyledi. Konsey'deki bölünmenin mevcut uluslararası sistemin öngörülebilir bir sonucu haline geldiğini belirten Grossi, asıl meselenin bütün tarafların güvenebileceği tarafsız bir Genel Sekreter'in göreve gelmesi olduğunu ifade etti. Grossi, tarafsızlığın savaş veya ihlaller karşısında kayıtsız kalmak anlamına gelmediğini vurguladı. Tarafsızlığı, tarafları dinleme, doğrudan kınama dili yerine sonuç üretecek çözümler geliştirme ve sorunun çözümü için sahada bulunma becerisi olarak tanımlayan Grossi, Genel Sekreter'in ABD, İsrail ve İran'la konuşabilecek güvenilirliğe sahip olması gerektiğini söyledi. Grossi, krizlerin yalnızca açıklamalar ve kınamalarla çözülemeyeceğini, çatışmanın nedenlerinin ve bütün tarafların güvenlik kaygılarının anlaşılması gerektiğini savundu. </p><p>Espinosa: İran savaşı küresel ekonomik krize dönüşebilir </p><p>Ekvadorlu aday Maria Fernanda Espinosa, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı krizinin günümüzdeki çatışmaların bölgesel sınırlarla sınırlı kalmadığını gösterdiğini söyledi. Bölgesel bir çatışmanın enerji ve gıda fiyatlarını yükseltebildiğine, tedarik zincirlerini bozabildiğine ve binlerce kilometre uzaktaki ülkeleri etkileyebildiğine dikkat çeken Espinosa, BM'nin bütün kurumsal kapasitesini bu yayılma etkilerini incelemek ve zarar gören ülkelere destek sağlamak için harekete geçirmesi gerektiğini belirtti. Espinosa, Genel Sekreter'in yalnızca tarafsız olduğunu söylemesinin yeterli olmayacağını, ABD, İsrail, İran ve diğer üye devletler tarafından güvenilir ve dürüst bir arabulucu olarak kabul edilmesi gerektiğini kaydetti. Genel Sekreter'in gerektiğinde bölgeye giderek fiziksel olarak diplomatik süreçte bulunması gerektiğini söyledi. </p><p>Gazze'de BM'nin etkisizliği Bachelet'e soruldu </p><p>Programda Gazze'ye ilişkin ayrıntılı soru doğrudan Michelle Bachelet'e yöneltildi. Bachelet'e, BM'nin Gazze'deki acıları kayıt altına alabildiği ve harekete geçilmesi çağrısında bulunabildiği, ancak tarafları tutumlarını değiştirmeye zorlayamadığı hatırlatıldı. Bachelet, BM'nin etkisinin çöktüğü ve ahlaki otoritenin tek başına yeterli olmadığı bir ortamda nasıl hareket edeceği sorusuna, ahlaki otoriteden yine de vazgeçilemeyeceği cevabını verdi. Uluslararası hukuk, uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları ihlalleri karşısında Genel Sekreter'in açıkça konuşması gerektiğini belirten Bachelet, bunun tek başına sonuç vermemesi halinde tarafları bir araya getirecek yeni stratejiler geliştirilmesini istedi. Bachelet, mükemmel olmasa bile uygulanabilir bir diplomatik yol haritası hazırlanabileceğini ve tarafların bu yol haritasını izlemeye ikna edilmeye çalışılması gerektiğini söyledi. </p><p>'Barış için birlik' ve BM Şartı'nın 99. maddesi gündeme geldi </p><p>Bachelet, Gazze konusunda Güvenlik Konseyi'nin çıkmaza girmesi halinde Genel Kurul'un daha aktif rol üstlenebileceğini söyledi. 'Barış için birlik' mekanizmasının Güvenlik Konseyi'nin harekete geçemediği durumlarda kullanılabilecek seçeneklerden biri olduğunu belirten Bachelet, Genel Sekreter'in fark yaratabilecek bütün hukuki ve diplomatik yolları değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. Moderatörün, ahlaki otoritenin Gazze'de sonuç üretmediğini hatırlatarak somut olarak hangi aracın kullanılabileceğini sorması üzerine Bachelet, BM Şartı'nın 99. maddesine işaret etti. Söz konusu madde, Genel Sekreter'e uluslararası barış ve güvenliği tehdit ettiğini düşündüğü bir konuyu Güvenlik Konseyi'nin dikkatine sunma imkanı veriyor. Bachelet, 99. maddenin her durumda en uygun seçenek olmayabileceğini, yöntemin krizin şartlarına göre belirlenmesi gerektiğini söyledi. Genel Sekreter'in yalnızca New York'tan açıklama yapmakla yetinmemesi gerektiğini belirten Bachelet, sahaya inilmesi, bölgedeki insanlarla çalışılması ve krizin seyrini değiştirebilecek ülkeler ile diğer aktörlerden oluşan bir diplomatik koalisyon kurulması gerektiğini ifade etti. </p><p>Rusya-Ukrayna savaşı üzerinden Genel Sekreter'in ilk adımı soruldu </p><p>Tartışmada Rusya-Ukrayna savaşı doğrudan Rafael Grossi'ye yöneltilen bir soruyla gündeme geldi. Bir BM üyesi ülkenin temsilcisi, Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinden birinin başka bir üye devlete karşı saldırı savaşı başlatması halinde Genel Sekreter'in atacağı ilk somut adımı sordu. Grossi, saldırıyı gerçekleştiren ülkenin Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olup olmamasına bakılmaması gerektiğini söyledi. Herhangi bir devletin güç kullanmaya veya saldırganlığa başvurmasının Genel Sekreter'in müdahalesini gerektirecek kadar ciddi olduğunu belirten Grossi, BM'nin öncelikle güvenilir bir muhatap olma niteliğini yeniden kazanması gerektiğini ifade etti. Hangi aracın ilk kullanılacağı sorulan Grossi, ilk adımın konuşmak ve dinlemek olduğunu söyledi. Sadece siyasi açıklamalar yapmanın yeterli olmayacağını belirten Grossi, savaşın temel nedenlerinin incelenmesi gerektiğini savundu. Bir ülkenin neden güç kullanımına başvurduğunun anlaşılmasının gerekli olduğunu söyleyen Grossi, aynı zamanda saldırıya uğrayan tarafın durumunun ve taleplerinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Genel Sekreter'in her iki tarafı dinledikten sonra gerçekçi ve uygulanabilir çözüm önerileri sunması gerektiğini ifade etti. </p><p>Grossi: Rusya ve Ukrayna arasında altı ateşkes müzakere ettik </p><p>Grossi, uluslararası bir yetkilinin resmi otoritesinden çok güvenilirliğini kullanarak nasıl sonuç elde edebileceği sorusuna Rusya-Ukrayna savaşından örnek verdi. UAEA'nın Zaporijya Nükleer Güç Santrali'nde olası bir nükleer kazayı önlemek amacıyla savaş bölgesindeki tek bağımsız çok taraflı varlığı oluşturduğunu belirten Grossi, kurumun müfettişlerinin santralde görev yaptığını söyledi. Grossi, büyük bir kazayı önleyebilecek hayati onarımların yapılabilmesi amacıyla Rusya Federasyonu ile Ukrayna arasında altı ayrı ateşkes düzenlemesi müzakere ettiklerini açıkladı. Bu sonucun ancak her iki tarafın güvenini kazanmakla mümkün olduğunu belirten Grossi, gerçek müzakere masasına oturulması ve uygulanabilir çözümler getirilmesi gerektiğini vurguladı. </p><p>Grynspan'ın Karadeniz deneyimi Rusya-Ukrayna dosyasını öne çıkardı </p><p>Rebeca Grynspan da Rusya-Ukrayna savaşına doğrudan atıfta bulunarak, Karadeniz üzerinden tahıl ihracatının sürdürülmesi için yürütülen müzakerelerde yer aldığını hatırlattı. Grynspan, Rusya-Ukrayna savaşının gıda fiyatlarını yükselterek çatışmadan binlerce kilometre uzaktaki insanları etkilediğini söyledi. Genel Sekreter'in görevinin yalnızca savaşan taraflar arasında siyasi bir çözüm aramak olmadığını belirten Grynspan, savaşın küresel ekonomik ve insani sonuçlarını azaltacak sınırlı ancak uygulanabilir anlaşmalar geliştirilmesi gerektiğini savundu. </p><p>Bachelet: Büyük güçlerin baskısı karşısında geri adım atmam </p><p>Bachelet'e, BM'nin mali açıdan büyük bağışçı ülkelere bağımlı olduğu bir ortamda Genel Sekreter'in Rusya, ABD, Çin, Fransa ve İngiltere gibi güçlü ülkelere karşı bağımsızlığını nasıl koruyacağı da soruldu. Bachelet, büyük bir bağışçının eleştirilerini yumuşatmadığı takdirde fonları kesmekle tehdit etmesi durumunda yine de açıkça konuşacağını söyledi. BM Kadın Birimi'nde görev yaptığı dönemde bir bağışçının benzer bir tehditle karşısına çıktığını anlatan Bachelet, 'Büyük güçlerin baskısı karşısında geri adım atmam, yapılması gerekeni yaparım' ifadelerini kullandı. İnsan Hakları Yüksek Komiseri olduğu dönemde bazı belgeleri yayımlamaması için baskı gördüğünü ancak görevini yerine getirdiğini ifade eden Bachelet, Fransa, Rusya, İngiltere, ABD, Çin ve başka ülkelerden dirençle karşılaştığını söyledi. Bachelet, Genel Sekreter'in 193 üye devletin tamamını temsil edebilmesi için tarafsızlık, adalet ve bağımsızlığını koruması gerektiğini vurguladı. </p><p>Adaylardan ortak mesaj: Reform kaçınılmaz </p><p>Altı adayın tamamı, BM'nin daha etkin, daha hesap verebilir ve daha verimli hale gelmesi gerektiği konusunda görüş birliği içinde oldu. Şili'nin eski Cumhurbaşkanı Michelle Bachelet, örgütün bugün her zamankinden daha önemli olduğunu belirterek, yeni Genel Sekreter'in görevinin BM'yi savunmak, reformları sürdürmek ve kurumlara duyulan güveni yeniden tesis etmek olduğunu söyledi. Ekvador'un eski Dışişleri Bakanı ve eski BM Genel Kurulu Başkanı Maria Fernanda Espinosa ise BM'nin çalışma kültürünün modernleştirilmesi gerektiğini belirterek, 'Reform sadece bir slogan olmamalı, kurumu gerçekten dönüştürmeli.' ifadelerini kullandı. Guyanalı aday Carolyn Rodrigues-Birkett de likidite krizi ve artan insani ihtiyaçların örgütün daha çevik hale gelmesini zorunlu kıldığını vurgulayarak, reformların artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu dile getirdi. </p><p>İlk ön yoklama 30 Temmuz'da yapılacak </p><p>BM Güvenlik Konseyi'nin 15 üyesi, 30 Temmuz'da yapılması planlanan ilk kapalı oturumda Genel Sekreter adaylarına ilişkin tercihlerini anonim olarak açıklayacak. İlk ön yoklamanın ardından adaylardan biri gerekli dokuz oyu alana kadar yeni oylamalar yapılması bekleniyor. Bir adayın seçilebilmesi için ABD, İngiltere, Fransa, Çin ve Rusya'dan oluşan beş daimi üyeden hiçbirinin veto niteliğindeki olumsuz oyunu almaması gerekiyor. Güvenlik Konseyi'nin üzerinde uzlaştığı aday daha sonra resmi atama için BM Genel Kurulu'na sunulacak. Seçilecek yeni Genel Sekreter, 1 Ocak 2027 tarihinde göreve başlayacak. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, New york</category>
      <guid>https://gazeterize.com/bm-genel-sekreter-adaylari-canli-yayinda-bir-araya-gelerek-sorulari-yanitladi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 04:10:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/bm-genel-sekreter-adaylari-canli-yayinda-bir-araya-gelerek-sorulari-yanitladi.jpg" type="image/jpeg" length="14491"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Maduro ve eşi, New York'ta hakim karşısına çıktı]]></title>
      <link>https://gazeterize.com/maduro-ve-esi-new-yorkta-hakim-karsisina-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazeterize.com/maduro-ve-esi-new-yorkta-hakim-karsisina-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de uyuşturucu kaçakçılığı ve 'narkoterörizm' suçlamalarıyla yargılanan Venezuela'nın Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores'in New York'ta görülen durum duruşmasında davanın yol haritası belirlendi. Federal Mahkeme, yargılamanın Haziran 2027'de başlamasına karar verirken, Maduro'nun dokunulmazlık iddiasını içeren ilk savunma başvurusunun eylül ayında mahkemeye sunulması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de uyuşturucu kaçakçılığı ve 'narkoterörizm' suçlamalarıyla yargılanan Venezuela'nın Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores'in New York'ta görülen durum duruşmasında davanın yol haritası belirlendi. Federal Mahkeme, yargılamanın Haziran 2027'de başlamasına karar verirken, Maduro'nun dokunulmazlık iddiasını içeren ilk savunma başvurusunun eylül ayında mahkemeye sunulması bekleniyor. </p><p>ABD'de Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında yürütülen ceza davasında yeni bir aşamaya geçildi. New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi'nde Maduro ve Flores'in durum duruşması yapıldı. Duruşma sonucu yargılama takvimi netleşirken, davaya ilişkin duruşma öncesi süreç ile yargılamanın başlayacağı tarih de belirlendi. Federal Yargıç Alvin Hellerstein'ın başkanlığında görülen duruşmada mahkeme, davanın 1 Haziran 2027'de görülmeye başlanmasına karar verdi. Yaklaşık 15 dakika süren duruşmada Maduro ve eşi söz almazken, her iki isim de haklarındaki suçlamaları reddetti. </p><p>Savunmanın ilk hamlesi dokunulmazlık talebi olacak </p><p>Mahkemeye sunulan ortak takvime göre savunma tarafı ilk duruşma öncesi başvurularını 2 Eylül 2026 tarihine kadar mahkemeye sunacak. Bu başvurular arasında en dikkat çeken başlığın ise Maduro'nun 'devlet başkanı sıfatı nedeniyle ABD mahkemelerinde yargılanamayacağı' yönündeki dokunulmazlık talebi olması bekleniyor. Savunmanın bu başvurusunun ardından ABD Adalet Bakanlığı, 2 Ekim 2026'ya kadar görüşünü mahkemeye sunacak. Savunmanın buna cevabı ise 16 Ekim 2026 tarihinde verilecek. Tarafların ilk tur hukuki itirazlarının Kasım 2026'da yapılacak sözlü duruşmada ele alınması planlanıyor. </p><p>Delil paylaşımı iki aşamada tamamlanacak </p><p>Mahkemenin kabul ettiği takvime göre hükümet, gizli olmayan delillerin büyük bölümünü 22 Eylül 2026 tarihine kadar savunma tarafına teslim edecek. Bunun ardından ulusal güvenlik kapsamında değerlendirilen gizli belgelerin önemli kısmının ise 15 Kasım 2026 tarihine kadar paylaşılması hedefleniyor. Ancak ABD Adalet Bakanlığı, bu sürecin diğer federal kurumların çalışmalarına bağlı olduğunu, gecikme yaşanması halinde takvimin yeniden düzenlenmesini talep edebileceğini mahkemeye bildirdi. Ayrıca gizli belgelerin paylaşımının, Gizli Bilgi Usulleri Yasası (CIPA) kapsamında yeni hukuki süreçleri de beraberinde getirebileceği belirtildi. </p><p>İkinci tur başvurular 2027'de yapılacak </p><p>Mahkeme takvimine göre taraflar ilk aşamanın tamamlanmasının ardından ikinci tur duruşma öncesi başvurularını gerçekleştirecek. Savunmanın ikinci tur başvurularını 11 Ocak 2027 tarihinde sunması planlanırken, hükümetin buna cevabını 18 Şubat 2027'de vermesi bekleniyor. </p><p>Tarafların son yazılı beyanlarını 11 Mart 2027 tarihinde tamamlamasının ardından hükümet aynı gün gizli bilgilerle ilgili CIPA'nın 4. maddesi kapsamındaki başvurusunu yapacak. Bu sürecin tamamlanmasının ardından dava 1 Haziran 2027'de jüri önünde görülmeye başlanacak. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Taraflar erteleme talebinde bulunabilecek </p><p>Mahkeme dosyasında yer alan ortak dilekçede tarafların belirlenen tüm tarihler için erteleme talebinde bulunma haklarını saklı tuttukları belirtildi. Ayrıca savunma avukatları, mahkemenin dokunulmazlık veya yargı yetkisine ilişkin itirazlar hakkında karar vermemesi halinde ikinci aşama takviminin ertelenmesini talep edebileceklerini de kayda geçirdi. </p><p>Öte yandan mahkeme binası dışında toplanan bir grup, Maduro karşıtı pankartlar açarak eski devlet başkanı aleyhinde sloganlar attı. </p><p>Davanın geçmişi </p><p>ABD, Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı ve 'narkoterörizm' suçlamalarıyla yargılıyor. Ocak ayında Venezuela'da düzenlen bir askeri operasyonla ABD'ye getirilen Maduro ve Flores, New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi'nde tutuklu olarak yargılanıyor. </p><p>Bugünkü durum duruşmasında davanın esası görüşülmezken, önümüzdeki aylarda izlenecek hukuki süreç ve yargılama takvimi kesinleşmiş oldu. Davanın en kritik aşamasını ise savunmanın eylül ayında sunması beklenen dokunulmazlık başvurusu oluşturacak. Bu başvuruya ilişkin mahkemenin vereceği kararın, davanın seyrini doğrudan etkileyebileceği değerlendiriliyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, New york</category>
      <guid>https://gazeterize.com/maduro-ve-esi-new-yorkta-hakim-karsisina-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 21:20:06 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/maduro-ve-esi-new-yorkta-hakim-karsisina-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="13241"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk donanmasından Atlantik'in ötesinde güç gösterisi: TCG Oruçreis New York'ta]]></title>
      <link>https://gazeterize.com/turk-donanmasindan-atlantikin-otesinde-guc-gosterisi-tcg-orucreis-new-yorkta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazeterize.com/turk-donanmasindan-atlantikin-otesinde-guc-gosterisi-tcg-orucreis-new-yorkta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı TCG Oruçreis, ABD'nin 250'nci kuruluş yıl dönümü kapsamında düzenlenen uluslararası kutlamalara katılmak üzere New York'a geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı TCG Oruçreis, ABD'nin 250'nci kuruluş yıl dönümü kapsamında düzenlenen uluslararası kutlamalara katılmak üzere New York'a geldi. </p><p>Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı TCG Oruçreis, NATO Daimi Deniz Görev Grubu-1 (SNMG-1) görevi kapsamında ABD'nin ev sahipliğinde düzenlenen FLEETEX-250 tatbikatı sonrasında ABD'nin 250'nci kuruluş yıl dönümü etkinliklerine katılmak üzere New York'a ulaştı. Gemi Komutanı Deniz Kurmay Albay Kemal Varlı'nın davetiyle gerçekleştirilen ziyaret kapsamında Türk basın mensupları gemiyi gezerek, faaliyetler hakkında bilgi aldı. Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterindeki modern savaş gemilerinden biri olan TCG Oruçreis, hizmete girişinden bu yana ilk kez ABD'ye liman ziyareti gerçekleştirdi. Gemi, Norfolk liman ziyareti ve FLEETEX-250 tatbikatının ardından 3 Temmuz'da New York'ta demirledi. </p><p>ABD'nin 250'nci yıl kutlamalarına katıldı </p><p>TCG Oruçreis, 4 Temmuz Bağımsızlık Günü kapsamında düzenlenen International Naval Review-250 (INR-250) etkinliklerinde diğer ülkelerin savaş gemileriyle birlikte törenlere katıldı. Dünyanın dört bir yanından gelen deniz unsurlarının yer aldığı etkinliklerde Türk bayrağı Hudson Nehri'nde gururla dalgalandı. Görev programı kapsamında New York'taki faaliyetlerini tamamlayacak olan TCG Oruçreis'in 8 Temmuz'da İrlanda'nın Dublin kentine hareket etmesi planlanıyor. </p><p>'TCG Oruçreis, Türk Deniz Kuvvetleri'nin en önemli savaş gemilerinden biridir' </p><p>TCG Oruçreis Komutanı Deniz Kurmay Albay Kemal Varlı, yaptığı açıklamada geminin sahip olduğu kabiliyetlere ve modernizasyon sürecine dikkat çekerek, 'TCG Oruçreis, Türk Deniz Kuvvetleri'nin mavi vatandaki caydırıcılığını ve operasyonel gücünü temsil eden en önemli savaş gemilerinden biridir. Bu değeri daha da artıran unsur ise, geminin yerli ve milli savunma teknolojileriyle kapsamlı şekilde modernize edilerek, geleceğin harekat ihtiyaçlarına uygun hale getirilmesidir. 2025 yılında başarıyla tamamlanan Barbaros Yarı Ömür Modernizasyonu (B-YÖM), Türk savunma sanayisinin ulaştığı teknolojik seviyenin en somut göstergelerinden biri olmuştur. Modernizasyon kapsamında TCG Oruçreis, gelişmiş savaş yönetim sistemi, yeni nesil radarlar, elektronik harp kabiliyetleri, sensörler, haberleşme altyapısı ve komuta-kontrol sistemleriyle donatılarak çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde yeniden yapılandırılmıştır. Yerli ve milli imkanlarla gerçekleştirilen bu kapsamlı dönüşüm, geminin harekat etkinliğini önemli ölçüde artırırken, dışa bağımlılığı da büyük ölçüde azaltmıştır. Bu modernizasyon yalnızca bir geminin ömrünü uzatan teknik bir çalışma değil, aynı zamanda Türkiye'nin savunma sanayisinde ulaştığı bağımsızlık vizyonunun güçlü bir yansımasıdır' dedi. </p><p>Albay Varlı, TCG Oruçreis'in NATO görevleri kapsamında Türkiye'yi başarıyla temsil ettiğini belirterek, 'Türk Deniz Kuvvetleri'nin seçkin unsurlarından TCG Oruçreis, NATO Daimi Deniz Görev Grubu-1 (SNMG-1) bünyesindeki görevi kapsamında Amerika Birleşik Devletleri'nin New York kentini ziyaret etmektedir. Ziyaret, Amerika Birleşik Devletleri'nin 250'nci kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında planlanmış olup, Türkiye'nin NATO içerisindeki etkin rolünü ve uluslararası deniz güvenliğine sağladığı katkıyı bir kez daha ortaya koymaktadır. NATO'nun denizlerdeki caydırıcılık ve kolektif savunma faaliyetlerinin önemli unsurlarından biri olan SNMG-1'de görev yapan TCG Oruçreis, Türk Deniz Kuvvetleri'nin yüksek harekât kabiliyetini, profesyonelliğini ve müttefik kuvvetlerle müşterek görev yapabilme yeteneğini başarıyla temsil etmektedir' dedi. </p><p>'Türk bayrağı Atlantik'in ötesinde gururla dalgalanıyor' </p><p>Elektronik Astsubay Kıdemli Başçavuş Muhammed Salih Yarar da liman ziyaretlerinin askeri diplomasi açısından taşıdığı öneme vurgu yaptı. Yarar, yaptığı açıklamada, 'Dünyanın en önemli limanlarından biri olan New York'ta gerçekleştirilen bu ziyaret, Türk Deniz Kuvvetleri'nin uluslararası alandaki görünürlüğünü artırırken, şanlı Türk bayrağının Atlantik'in ötesinde gururla dalgalanmasına da vesile olmaktadır. Liman ziyaretleri, yalnızca askeri diplomasi açısından değil, dostluk, iş birliği ve karşılıklı güvenin güçlendirilmesi bakımından da büyük önem taşımaktadır. TCG Oruçreis'in bu anlamlı görevde yer alması, Türkiye'nin denizlerdeki etkinliğini, NATO'ya olan güçlü katkısını ve küresel güvenliğe verdiği önemi açıkça göstermektedir. Aynı zamanda bu ziyaret, Türk Deniz Kuvvetleri'nin disiplinini, denizcilik kültürünü ve kurumsal gücünü uluslararası kamuoyuna tanıtmak için önemli bir fırsat sunmaktadır' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türk bayrağı New York'ta </p><p>ABD'nin 250'nci kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında New York'ta gerçekleştirilen törenlerde yer alan TCG Oruçreis, hem NATO görevleri hem de askeri diplomasi faaliyetleri çerçevesinde Türkiye'yi temsil etti. Atlantik'in ötesinde Türk bayrağını dalgalandıran gemi, modernize edilmiş sistemleri ve operasyonel kabiliyetleriyle Türk Deniz Kuvvetleri'nin ulaştığı seviyeyi uluslararası platformda sergileme fırsatı buldu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, New york</category>
      <guid>https://gazeterize.com/turk-donanmasindan-atlantikin-otesinde-guc-gosterisi-tcg-orucreis-new-yorkta</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 23:44:43 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/turk-donanmasindan-atlantikin-otesinde-guc-gosterisi-tcg-orucreis-new-yorkta.jpg" type="image/jpeg" length="80685"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'nin bağımsızlığının 250. yılı New York'ta hava ve deniz törenleriyle kutlandı]]></title>
      <link>https://gazeterize.com/abdnin-bagimsizliginin-250-yili-new-yorkta-hava-ve-deniz-torenleriyle-kutlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazeterize.com/abdnin-bagimsizliginin-250-yili-new-yorkta-hava-ve-deniz-torenleriyle-kutlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin 250. kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında New York'ta düzenlenen 'Parade of Sail' (Yelken Geçidi) etkinliğinde yaklaşık 80 gemi Özgürlük Heykeli'ni selamlarken, kutlamalara hava gösterileri de eşlik etti. Müttefik ülkelerin de katıldığı kutlamalar kapsamında TCG Oruçreis fırkateyni, New York Limanı'na demir attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin 250. kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında New York'ta düzenlenen 'Parade of Sail' (Yelken Geçidi) etkinliğinde yaklaşık 80 gemi Özgürlük Heykeli'ni selamlarken, kutlamalara hava gösterileri de eşlik etti. Müttefik ülkelerin de katıldığı kutlamalar kapsamında TCG Oruçreis fırkateyni, New York Limanı'na demir attı. </p><p>ABD'nin bağımsızlığının 250. yıl dönümü kutlamalarının en dikkat çekici etkinliklerinden biri olan 'Parade of Sail' (Yelken Geçidi) etkinliği, New York'ta binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Hudson Nehri üzerinde düzenlenen deniz geçidinde ABD Donanması'nın savaş gemileri, Sahil Güvenlik unsurları ve farklı ülkelerden gelen tarihi yelkenliler ve savaş gemileri, New York siluetinin önünde geçiş yaptı. Etkinlik, geniş kapsamlı hava gösterileriyle devam etti. </p><p>ABD genelinde günlerdir süren 250. yıl kutlamalarının zirve noktalarından biri olarak gösterilen organizasyon, sabahın erken saatlerinden itibaren Hudson Nehri kıyılarında yoğun kalabalıkları bir araya getirdi. New York Limanı çevresinde toplanan binlerce kişi, tarihi geçişi izlemek için nehir boyunca oluşturulan seyir alanlarını doldurdu. </p><p>Hudson Nehri'nde tarihi deniz geçidi </p><p>Yerel saatle 09.30'da başlayan geçit töreninde yaklaşık 80 gemi Hudson Nehri boyunca ilerledi. ABD Donanması'nın savaş gemileri, ABD Sahil Güvenlik unsurları ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen tarihi yelkenliler, New York Limanı girişindeki Özgürlük Heykeli önünden geçti. Gemilerin kornaları eşliğinde gerçekleştirilen geçiş sırasında izleyiciler, ABD'nin bağımsızlık ve denizcilik tarihini simgeleyen görüntülere tanıklık etti. Güvenlik önlemlerinin üst seviyeye çıkarıldığı etkinlik boyunca nehir trafiği kontrollü şekilde yönetildi. </p><p>Kapsamlı hava gösterileri de düzenlendi </p><p>Deniz geçidinin ardından kutlamalar gökyüzüne taşındı. Yerel saatle 10.15 sıralarında başlayan hava gösterilerinin en dikkat çekici bölümünü ABD Donanması'nın ünlü akrobasi ekibi 'Blue Angels' oluşturdu. Hudson Nehri ve New York Limanı üzerinde gerçekleştirilen gösterilerde savaş uçakları alçak irtifa geçişleri yaparken, tarihi askeri hava araçları ve çeşitli gösteri ekipleri de kutlamalara katıldı. Gökyüzünde peş peşe gerçekleştirilen manevralar, nehir kıyısındaki izleyiciler tarafından uzun süre alkışlandı. Yetkililer, gösterilere ABD ve müttefik ülkelere ait 100'den fazla hava aracının iştirak ettiğini açıkladı. </p><p>Hudson Nehri üzerindeki dev deniz geçidi ve ardından gerçekleştirilen hava gösterileri, ülke genelindeki 250. yıl kutlamalarının en görkemli organizasyonlarından biri olarak kayıtlara geçti. Milyonlarca kişinin takip ettiği etkinliklerle birlikte New York, ABD'nin iki buçuk asırlık tarihinin kutlandığı törenlerin merkezi haline geldi. </p><p>Türk bayrağı Hudson Nehri'nde dalgalandı </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kutlamalara ABD'nin müttefik ülkelerinden gelen gemiler de katıldı. Bu kapsamda Türkiye'ye ait TCG Oruçreis fırkateyni de New York'ta bulunan gemiler arasında yer aldı. Etkinlik süresince bölgede bulunan Oruçreis fırkateyni, Hudson Nehri kıyılarında Türk bayrağının dalgalanmasına vesile oldu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, New york</category>
      <guid>https://gazeterize.com/abdnin-bagimsizliginin-250-yili-new-yorkta-hava-ve-deniz-torenleriyle-kutlandi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 21:08:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/abdnin-bagimsizliginin-250-yili-new-yorkta-hava-ve-deniz-torenleriyle-kutlandi.jpg" type="image/jpeg" length="46144"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Times Meydanı Topu, ABD'nin bağımsızlığının 250'nci yıl dönümü için ilk kez 4 Temmuz'da indirildi]]></title>
      <link>https://gazeterize.com/times-meydani-topu-abdnin-bagimsizliginin-250nci-yil-donumu-icin-ilk-kez-4-temmuzda-indirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazeterize.com/times-meydani-topu-abdnin-bagimsizliginin-250nci-yil-donumu-icin-ilk-kez-4-temmuzda-indirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin bağımsızlığının 250'nci yıl dönümü kapsamında New York'taki ikonik Times Meydanı Topu tarihte ilk kez yılbaşı gecesi dışında bir günde indirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin bağımsızlığının 250'nci yıl dönümü kapsamında New York'taki ikonik Times Meydanı Topu tarihte ilk kez yılbaşı gecesi dışında bir günde indirildi. </p><p>ABD, bağımsızlığının 250'nci yıl dönümünü kutluyor. ABD Bağımsızlık Günü kapsamında New York'taki ikonik Times Meydanı Topu, tarihinde ilk kez yılbaşı gecesi dışında bir günde indirildi. Özel etkinlik, binlerce kişinin katılımıyla tarihi anlara sahne oldu. ABD'nin farklı saat dilimlerinde ve yerleşim bölgelerinde Bağımsızlık Günü'nün başlangıcını simgelemek amacıyla gerçekleştirilen organizasyonda, Times Meydanı Topu gün boyunca toplam sekiz kez aşağı indirileceği belirtildi. Böylece ülkenin farklı noktalarında gece yarısının gelişini temsil eden sembolik kutlamalar gerçekleştirildi. </p><p>Tarihi kutlamaların merkezi Times Meydanı oldu </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kutlamaların odak noktası haline gelen Times Meydanı'nda sabahın erken saatlerinden itibaren yoğunluk yaşandı. New York Polis Departmanı (NYPD), etkinlik alanı ve çevresinde geniş güvenlik önlemleri alırken, binlerce polis görev yaptı. Meydanda toplanan on binlerce kişi, ABD'nin 250 yıllık tarihine tanıklık eden özel organizasyonu takip etti. Organizatörler tarafından gün boyu süren etkinliklerin en önemli bölümü olarak gösterilen gece yarısı geri sayımı sırasında meydandaki kalabalık coşkulu anlar yaşadı. Tarihi geri sayımın ardından Times Meydanı Topu bir kez daha aşağı inerken, meydanı dolduran vatandaşlar ve turistler kutlamalara eşlik etti. </p><p>'America 250' kutlamalarının en dikkat çeken etkinliklerinden biri </p><p>Özel organizasyon, Bağımsızlık Bildirgesi'nin imzalanmasının 250'nci yıl dönümünü anmak amacıyla ülke genelinde düzenlenen 'America 250' etkinlikleri kapsamında gerçekleştirildi. 1907 yılından bu yana her yıl yılbaşı gecesi gerçekleştirilen Times Meydanı Topu indirme geleneği, ilk kez farklı bir tarihte uygulanmış oldu. Dünyaca ünlü sembolün 4 Temmuz kutlamaları kapsamında hareket ettirilmesi, hem New Yorklular hem de kenti ziyaret eden turistler için tarihi bir an olarak kayıtlara geçti. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, New york</category>
      <guid>https://gazeterize.com/times-meydani-topu-abdnin-bagimsizliginin-250nci-yil-donumu-icin-ilk-kez-4-temmuzda-indirildi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:19:27 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/times-meydani-topu-abdnin-bagimsizliginin-250nci-yil-donumu-icin-ilk-kez-4-temmuzda-indirildi.jpg" type="image/jpeg" length="38832"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'deki Empire State binasında tehlikeli evlilik teklifi: Rus çift gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://gazeterize.com/abddeki-empire-state-binasinda-tehlikeli-evlilik-teklifi-rus-cift-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazeterize.com/abddeki-empire-state-binasinda-tehlikeli-evlilik-teklifi-rus-cift-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin New York şehrinde evlilik teklifi için 443 metre yüksekliğindeki Empire State binasının tepesine tırmanan Rus çift, polis tarafından gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin New York şehrinde evlilik teklifi için 443 metre yüksekliğindeki Empire State binasının tepesine tırmanan Rus çift, polis tarafından gözaltına alındı. </p><p>ABD'nin New York kentindeki Empire State binası, tehlikeli anlara sahne oldu. Rus Angela Nikolau ve Vanya Beerkus çifti, Manhattan'daki kaldırımlardan yaklaşık 443 metre yükseklikteki binanın tepesine tırmanarak üzerinde, 'Sevginin gücü güç sevgisini yendiğinde dünya barışı bilir' yazılı pankart açtı. Çift daha sonra Vanya Beerkus'un Angela Nikolau'ya evlenme teklif etmesiyle gösterilerine devam etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bu sırada New York Polis Departmanı (NYPD), bina çevresindeki sokakları kapattı ve çiftin 'olay çıkmadan' gözaltına alındığını açıkladı. Rus çiftin; hırsızlık, kamu güvenliğini riske atma, mala zarar verme, izinsiz giriş ve kamu düzenini bozma gibi çeşitli suçlamalarla gözaltına alındığı bildirildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>New york</category>
      <guid>https://gazeterize.com/abddeki-empire-state-binasinda-tehlikeli-evlilik-teklifi-rus-cift-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:12:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/abddeki-empire-state-binasinda-tehlikeli-evlilik-teklifi-rus-cift-gozaltina-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="27180"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'de Türk mutfağı ve gıda ürünleri yoğun ilgi gördü]]></title>
      <link>https://gazeterize.com/abdde-turk-mutfagi-ve-gida-urunleri-yogun-ilgi-gordu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazeterize.com/abdde-turk-mutfagi-ve-gida-urunleri-yogun-ilgi-gordu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'nin en büyük gıda fuarlarından Summer Fancy Food Show'da Türkiye bu yıl 63 firmayla güçlü bir çıkış yaptı. New York'taki Javits Center'da kurulan Türk Pavilyonu yoğun ilgi görürken, Türk mutfağı ve gıda ürünleri binlerce sektör temsilcisinin beğenisine sunuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin en büyük gıda fuarlarından Summer Fancy Food Show'da Türkiye bu yıl 63 firmayla güçlü bir çıkış yaptı. New York'taki Javits Center'da kurulan Türk Pavilyonu yoğun ilgi görürken, Türk mutfağı ve gıda ürünleri binlerce sektör temsilcisinin beğenisine sunuldu. </p><p>ABD'nin New York kentinde düzenlenen ve Kuzey Amerika'nın en önemli gıda fuarları arasında gösterilen Summer Fancy Food Show'da Türkiye, geniş katılımı ve ürün çeşitliliğiyle dikkat çekti. Dünyanın dört bir yanından binlerce sektör profesyonelini buluşturan fuarda 63 Türk firması yer alırken, Türk Pavilyonu ziyaretçilerin en yoğun ilgi gösterdiği alanlardan biri oldu. Zeytinyağından kuru meyveye, peynirlerden soslara, bakliyattan atıştırmalıklara kadar yüzlerce Türk ürünü Amerikalı alıcılarla buluşurken, fuar kapsamında gerçekleştirilen canlı yemek şovları ve tadım etkinlikleri de büyük ilgi gördü. 50'den fazla ülkeden katılımcının ve 2 binden fazla firmanın yer aldığı organizasyonda Türk firmaları hem yeni iş bağlantıları kurdu hem de ürünlerini uluslararası pazara tanıtma fırsatı yakaladı. </p><p>Başkonsolos Yazal: 'Amacımız Türk gıda ürünlerini dünyaya tanıtmak' </p><p>New York Başkonsolosu Büyükelçi Muhittin Ahmet Yazal, İhlas Haber Ajansı'na (İHA) yaptığı açıklamada Türkiye'nin fuardaki güçlü varlığına dikkat çekerek, '63 Firmamız var burada. Her yıl zaten büyük bir katılım gösteriyoruz. Biz zaten Türk Mutfağı'yla hep gurur duyarız, haklı olarak da gurur duyarız. Ama bir de bunun arkasında tabii gıda ürünlerimizde de gurur duymamız gerektiğini insan böyle günlerde anlıyor. Bizim Türkiye'de çok rahat, her zaman erişimimiz olan harika gıdaları böyle bizim gibi yurt dışında yaşadığınız zaman aynı lezzette, aynı saatte, aynı kalitede bulamadığınız durumlarda değerini daha da iyi anlıyorsunuz. Şimdi tabi burada yapılan sadece Türk mutfağını tanıtmak değil, burada firmalarımız, gıda ürünleri üreten firmalarımız bu ürünleri olabilecek dünya mutfaklarına da sokmak, dünyadaki çeşitli tüketicilerin evlerine ulaştırmak, hem ülkemize gelir getirmek hem de Türkiye'nin ülkemizi tanıtmak için bir çaba gösteriyorlar. 63 firma buraya gelirken emekle geliyor. Bunları örgütleyen birliklerimiz Ege İhracatçılar Birliği, bu işin belki en önceki lokomotiflerinden bir tanesi. Sadece burada değil dünyanın başka yerlerinde de böyle sorumluluk göstermiş durumda. En önemlisi Amerika için olmazsa olmaz, her iş için olmazsa olmaz. Bunu düzenli, kararlı bir şekilde yıllardır yapıyor. Bu akşam da Türkiye'nin de Türk gıda ürünlerinin tanıtıldığı hem yabancıların hem de burada bu işten belki iş irtibatı kurmasını sağlayabileceğimiz yerlerin temsilcilerinin bulunduğu bir gece düzenlenecek. Amacımız Türk mutfağının yanında Türk gıda ürünlerini, Türk gıda ürünlerinin binlerce yıla dayanan tarihini, önemini ve bir yerlerle de Türkiye'yi tabii dünyayı tanıtmak ve ekonomimize de fayda sağlamak' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ege İhracatçılar Birliği: 'Birçok üründe dünyanın lider ülkelerinden biriyiz' </p><p>Ege İhracatçılar Birliği Başkan Vekili ve Turkish Tastes Projesi Koordinatörü Bedri Girit ise Türkiye'nin gıda sektöründeki üretim gücünü anlatarak, 'Bedri Girit, Ege İhracatçılar Birliği Başkan Vekiliyim. Aynı zamanda da 'Turkish Tastes' projesinin koordinasyon görevini üstleniyorum. Sayın Büyükelçinin ifade ettiği üzere 63 firmanın koordinasyon görevliliği bakanlık tarafından biz üstleniyoruz. Dolayısıyla onlara en iyi hizmeti verebilmek adına daha doğrusu Türkiye'nin sağlıklı ürünlerini Amerikan halkına tanıtabilmek adına elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Çünkü Türkiye özellikle gıda sektöründe birçok kategoride birinciliği var. Mesela belki birçok insan bilmiyordur ama biz Çupra ve Levrek'te Avrupa'nın en büyüğüyüz, Alabalık'ta ikincisiyiz, Çam balında dünyanın en büyüğüyüz gibi diğerlerinde de hangi üretim olursa olsun süt, peynir, türevleri vs. bunların hepsinde bir şeyimiz var. Yani mutlaka ilk 10 içindeyiz. Yumurtada ilk 5 içindeyiz. Kanatlı sektöründe sekizinciyiz gibi.İşte bunu da artık marketle yerine koyma şeyimiz var, hedefimiz var. Yani bu birinciliklerimiz veya sektörün bu derinliğini satış kanalında da aynı dereceye almak için. Mesela biz balda en büyüksek, dünyanın en büyük bal ihracatçısı olmak isteriz. Bunun yanında işte yeni şeylerimiz var. Promot ettiğimiz ürünler var. Gerçi Ufuk Başkanım burada. Kendisi birazdan bilgi verir özellikle balık konusunda. Türk somonu var. Bunun üzerinde çok büyük çalışmalar yapıyoruz. Geçen yıl, hafızam beni yanıltmıyorsa 520 Milyon dolar ihracatımız oldu yeni başlıyor olmamıza rağmen. Yani oldukça iyi yerlere gidiyoruz. Dünkü yaptığımız çalışmalarda gelen firmalar ilgiden çok memnundular. Bugün henüz şeyi almadık, genelde öğleden sonra alıyoruz. Bugünkü duruma göre de hareket edeceğiz. Eğer bir eksik yapmamız gereken varsa bütün önerilere de açığız' dedi. </p><p>Türk somonu ve su ürünleri ABD pazarında büyüyor </p><p>Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir de Türk su ürünlerine yönelik ilginin her geçen yıl arttığını belirterek, 'Merhabalar, Ufuk Atakan Demir, Ege su ürünleri hayvansal mamuller ihracatçılar birliği başkanıyım. Her sene katılıyoruz bu New York'ta, çok önem veriyoruz. Kıymetli yetiştirdiğimiz özellikle ürünleri burada tüketicilere sunuyoruz, Amerikan halkına sunuyoruz. Her geçen sene ihracatta artışı yakaladık. Özellikle bizim alanımız su ürünleri, hayvansal mamuller olduğu için Türk somonunda çok büyük hedefimiz var Amerika'da. Her geçen gün onu tanıtmak için aşçılarla görüyorsunuz, tadımlar yaptırtıyoruz. Amacımız hızla Amerika'daki pazar payımızı arttırmak olacak. Burada aşçılarımızın yaptığı yemeklerin bütün içeriğini Türk mamulleri oluşturuyor bu önemli. Zeytinyağımız, bulgurumuz, mercimeğimiz, çupra, levrek, Somon. Hepsi birlikte inanılmaz bir talep var. Görüyorsunuz arkamda. Herkesin damak tadına da uydu. Biz Amerika'da bu işi çok büyütmeye hedefliyoruz' dedi. </p><p>Türk-Amerikan Ticaret Odası firmalara yeni bağlantılar sağlıyor </p><p>Türk-Amerikan Ticaret Odası Üye Koordinatörü Sibel Ergün Alpar da fuarın Türk şirketleri için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, 'Ben Sibel Ergün Alpartak, Türk-Amerikan Ticaret Odası üye koordinatörüyüm. Bugün burada New York'ta Summer Fancy Food Show'dayız ve Türkiye'den gelen veya lokalde Amerika'da hizmet veren Türk firmalarıyla yiyecek içecek sektörüne faaliyet gösteren firmalarla connection'lar sağlıyoruz. Ticaret odamızın amacı Türkiye ile Amerika arasındaki ticareti arttırmak. Bu bağlamda bugün ticari ateşelerimizle, bakanlarımızla bir aradaydık. Birçok firmayla tanıştık. Onların büyük bir çoğunluğu buraya ihracat yapmayı hedefliyor. Biz de bu kanıda nasıl destek olabileceğimizle ilgili detaylı görüşmeler yaptık. Çok verimli bir fuar. Bu sene ben pek çok fuarda bulundum. Bence en iyi olan fuar bu diye düşünüyorum açıkçası. Türkiye'den gelip burada ticaret yapmak isteyen firmaları da sonraki senelerde düzenlenecek olan fuarlara muhakkak bekliyoruz. Hedefimiz Türkiye'nin ihracatını arttırarak Türkiye'nin birilerini en güzel şekilde arttırmayı hedeflemek' ifadelerini kullandı. </p><p>ABD'deki dağıtıcıdan Türk markalarına önemli mesaj </p><p>New Jersey merkezli U.S. Gourmet Food'un ortaklarından Tolga Sağıroğlu ise Türk ürünlerinin kalite açısından güçlü olduğunu ancak Amerikan pazarına uyum konusunda eksiklikler bulunduğunu söyledi. Sağıroğlu, 'Ben Tolga Sağıroğlu, U.S. Gourmet Food isimli buradaki toptan dağıtım ithalatçı firmanın sahibiyim, ortaklarından biriyim. Yaklaşık 26 senedir ticaretle uğraşıyorum. U.S. Gourmet Food genelde gıda ve içecek üzerine kurulmuş bir firma. Son 8-10 senedir de New Jersey merkezli firmamız üzerinden Amerika'nın bütün noktalarına dağıtım yapıyoruz. Türk ürünlerini genellikle satıyoruz. Tabi dünyanın her yerinden farklı çeşitler, farklı ürünler de getiriyoruz. Ama tabi konsantremiz Türk markaları ve Türk ürünleri üzerine. Valla Türk ürünlü olarak bir kere kalite olarak biz çok öndeyiz, güzeliz, iyiyiz. Fakat Türk markalarının buradaki eksiklerinden dolayı çok başarılı olamıyor çoğu zaman. Çünkü ürünleri Amerikanlaştıramıyoruz. İlgi çok olmasına rağmen ben görüyorum Türk üreticilerin standlarında işte ambalajlar, paketler bunlar genelde Türkçe olarak kalıyor, çok fazla adapte edilmiyor veyahut da ölçüleri, gramajları. Buralara adapte edildiği müddetçe, buradaki pazarlama tekniklerine uygun bir şekilde müşteriye sunulduğu müddetçe ben başarılı olduğunu görüyorum. Çok başarılı firmalar da var' ifadelerini kullandı. </p><p>Şef Kubilay Önder: 'Türk ürünleri artık Amerika'da trend haline geldi' </p><p>Fuarda Türk ürünleriyle hazırlanan yemeklerin sunumlarını gerçekleştiren sertifikalı Master Chef Kubilay Önder ise Türk mutfağına olan ilginin son yıllarda belirgin şekilde arttığını belirtti. Önder, 'Benim adım Kubilay Önder. Dallas, Teksas'ta yaşıyorum. 2015'den beri Teksas'tayım. Amerika'da 15 senedir ve daha öncesinde 4 senede Virginia'da yaşadım. Bugün burada 'Turkish Tastes' adına yapılan bir etkinlik var. Evet. Amerikan'ın en önemli fuarlarından biridir. Şimdi buradaki yaptığımız çalışmaların en önemli kısmı Türk ürünlerini maksimal bir şekilde kullanıp buradaki Amerikalılara, buradaki tüketicilere en iyi şekilde anlatıp bunları sunabilmek. Ve bunları üç gün boyunca fuarda her saat başı demolar yapıp, hazırladığımız Türk ürünleriyle, kuru bakliyatlarından tutun deniz ürünlerine varana kadar, kuru meyvelerle birlikte kombine edip Amerikalıların damak tarzına hitap edecek şekilde yemeklerimizi hazırlıyoruz.10.30'da bir sunumumuzu yaptık. Türk somonunu kullandık. Onunla beraber bulgur yaptık. Bulguru kuru meyvelerle eşleştirdik. Çok güzel bir karışım oldu. Ondan sonra kızarmış biberlerle beraber çok güzel bir sos yaptık. Bugün o şekilde bir servisimiz oldu. Şu son en az 5-6 senedir özellikle Covid'den sonra ilgi tamamen daha da çok arttı. Tamamen Türk ürünleri bir trend oldu restoranlarla beraber. Benim bulunduğum Teksas bölgesinde yaklaşık DFW ve Teksas bölgesinde 50'den fazla Türk ve Mediterranean adı altında, Akdeniz mutfağı adı altında restoranlar var. Ve şu anda daha da ilgi artıyor. Her şey artık franchise'a dönmeye başlıyor. Sorular, ilgiler tamamen artıyor ve burada ben sertifikalı masterchefim. Bununla beraber etkisini bütün ACF'in, American Culinary Federation'da yapılan bütün aktivitasyonlarda bulunmaya çalışıyorum' dedi. </p><p>Summer Fancy Food Show kapsamında gerçekleştirilen tadım etkinlikleri, şef sunumları ve iş görüşmeleri boyunca Türk pavilyonunda yoğun ziyaretçi trafiği yaşanırken, katılımcılar Türk ürünlerinin ABD pazarındaki görünürlüğünün her geçen yıl daha da arttığını vurguladı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT, New york</category>
      <guid>https://gazeterize.com/abdde-turk-mutfagi-ve-gida-urunleri-yogun-ilgi-gordu</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 02:52:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/07/agency/iha/abdde-turk-mutfagi-ve-gida-urunleri-yogun-ilgi-gordu.jpg" type="image/jpeg" length="62467"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Firari şüpheli Umut Altaş 30 Haziran'da hakim karşısına çıkmaya hazırlanıyor]]></title>
      <link>https://gazeterize.com/firari-supheli-umut-altas-30-haziranda-hakim-karsisina-cikmaya-hazirlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazeterize.com/firari-supheli-umut-altas-30-haziranda-hakim-karsisina-cikmaya-hazirlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunceli'de 2020 yılında kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında hakkında kırmızı bülten çıkarılan firari şüpheli Umut Altaş, 30 Haziran Salı günü ABD'de görülecek duruşmada uzaktan bağlantı yoluyla hakim karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Altaş ile görüşme gerçekleştiren adı açıklanmayan bir avukat, 'Türkiye'ye iade edilmek istediğini söyledi' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tunceli'de 2020 yılında kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında hakkında kırmızı bülten çıkarılan firari şüpheli Umut Altaş, 30 Haziran Salı günü ABD'de görülecek duruşmada uzaktan bağlantı yoluyla hakim karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Altaş ile görüşme gerçekleştiren adı açıklanmayan bir avukat, 'Türkiye'ye iade edilmek istediğini söyledi' dedi. </p><p>Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturmada yeni bir aşamaya yaklaşılıyor. Hakkında Interpol aracılığıyla kırmızı bülten çıkarılan firari şüpheli Umut Altaş, ABD'de hakim karşısına çıkmaya hazırlanıyor. </p><p>Duruşma salı günü yapılacak </p><p>ABD'nin New York kentinde gözaltına alınmasının ardından Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi'nin (ICE) Pennsylvania eyaletindeki gözetim merkezine sevk edilen Umut Altaş'ın ilk duruşması 30 Haziran Salı günü yerel saatle 09.00'da yapılacak. </p><p>Altaş'ın duruşmaya tutulduğu ICE gözetim merkezinden uzaktan bağlantı yoluyla katılacağı bildirildi. </p><p>'Türkiye'ye iade edilmek istediğini söyledi' </p><p>Umut Altaş'ı tutulduğu ICE gözetim merkezinde ziyaret eden ve ABD'de avukatlık yapan adı açıklanmayan bir kişi, İhlas Haber Ajansı'na yaptığı özel açıklamada, Altaş ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin bilgi verdi. </p><p>Bulut, duruşmada Altaş'ın Türkiye'ye iade edilmeyi kabul edebileceğini belirterek, 'Altaş'ı hücrede tutuyorlar. Yaptığımız görüşmede Türkiye'ye iade edilmek istediğini söyledi. Hatta Gülistan Doku'nun ölümüne ilişkin Türkiye'de savcıyla görüşüp, bedeninin bulunduğu yeri göstereceğini ifade etti' dedi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hakkında Türkiye'ye iade edilmesi yönünde yakalama kararı bulunan Umut Altaş'ın, salı günkü duruşmada iade sürecine ilişkin tutumunu ortaya koyması bekleniyor. Duruşmadan çıkacak kararın, Gülistan Doku soruşturmasının uluslararası boyutunda önemli bir dönüm noktası olabileceği değerlendiriliyor. </p><p>Gülistan Doku soruşturmasında kritik süreç </p><p>Türkiye'nin yıllardır yakından takip ettiği Gülistan Doku dosyasında yürütülen soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınan 15 şüpheliden 12'si tutuklanırken, 3 kişi hakkında adli kontrol kararı verilmişti. Firari durumda bulunan Umut Altaş hakkında ise Interpol nezdinde kırmızı bülten çıkarılmıştı. ABD Polis Teşkilatı (USMS) ile Interpol Washington ve İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi'nin (HSI) New York ofisi tarafından yürütülen ortak çalışma sonucunda Altaş, 22 Mayıs'ta ABD'de yakalanarak gözaltına alınmıştı. </p><p>Altaş, ABD'de farklı suçlamalarla da yargılanıyordu </p><p>Altaş'ın ABD'de farklı suçlamalarla da yargılandığı ortaya çıkmıştı. Altaş'ın 1 Aralık 2025'te ABD'de gözaltına alındığı ve hakkında 'tutuklamaya direnme', 'sahte kimlik kullanma', 'kasten fiziksel yaralanmaya yol açma', 'devletin işleyişini engelleme' ve 'ikinci derecede fiziksel temasla taciz' suçlamalarıyla dava açılmıştı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>New york</category>
      <guid>https://gazeterize.com/firari-supheli-umut-altas-30-haziranda-hakim-karsisina-cikmaya-hazirlaniyor</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 21:57:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/06/agency/iha/firari-supheli-umut-altas-30-haziranda-hakim-karsisina-cikmaya-hazirlaniyor.jpg" type="image/jpeg" length="73109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'de akaryakıt fiyatları ABD-İran anlaşmasının ardından düştü]]></title>
      <link>https://gazeterize.com/abdde-akaryakit-fiyatlari-abd-iran-anlasmasinin-ardindan-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazeterize.com/abdde-akaryakit-fiyatlari-abd-iran-anlasmasinin-ardindan-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasında varılan anlaşmanın ardından küresel petrol piyasalarında düşüş hız kazandı. Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinin yeniden artması ve arz endişelerinin azalmasıyla petrol fiyatları savaş öncesinden bu yana en düşük seviyesine gerilerken, ABD'de dizel fiyatı da mart ayından bu yana ilk kez galon başına 5 doların altına düştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD ile İran arasında varılan anlaşmanın ardından küresel petrol piyasalarında düşüş hız kazandı. Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiğinin yeniden artması ve arz endişelerinin azalmasıyla petrol fiyatları savaş öncesinden bu yana en düşük seviyesine gerilerken, ABD'de dizel fiyatı da mart ayından bu yana ilk kez galon başına 5 doların altına düştü. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ABD ile İran arasında sağlanan anlaşmanın ardından küresel enerji piyasalarında yaşanan normalleşme, petrol ve akaryakıt fiyatlarına da yansıdı. İran ile yaşanan gerilim sırasında hızla yükselen petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin yeniden canlanması ve arz endişelerinin azalmasıyla savaş öncesinden bu yana en düşük seviyesine geriledi. Bu gelişme, ABD'de dizel yakıt fiyatlarının da yaklaşık üç buçuk ay sonra ilk kez galon başına 5 doların altına düşmesini sağladı. </p><p>Hürmüz Boğazı'ndaki hareketlilik fiyatları aşağı çekti </p><p>ABD-İran anlaşmasının ardından Hürmüz Boğazı'nın yeniden güvenli şekilde kullanılacağına yönelik beklentiler, küresel petrol piyasalarında satış baskısını artırdı. MarineTraffic verilerine göre, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki tanker trafiği son 24 saatte iki katına çıkarak şubat ayının sonundan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Boğazdaki hareketliliğin yeniden artmasıyla birlikte, savaş döneminde oluşan arz kesintisi endişeleri önemli ölçüde azalırken, küresel petrol fiyatları da ABD-İran çatışmasının başlamasından bu yana görülen en düşük seviyeye geriledi. </p><p>Ham petrol 70 doların altına düştü </p><p>ABD-İran Savaşı nedeniyle 120 doları aşan brent ham petrolde, anlaşmanın ardından düşüş devam ederken, bugün 70 doların altına inerek 69 dolardan işlem gördü. </p><p>ABD'de dizel fiyatı 3 ay sonra kritik seviyenin altına indi </p><p>Petrol fiyatlarındaki gerileme, ABD'deki akaryakıt fiyatlarına da yansıdı. Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre ülkede dizelin ortalama perakende satış fiyatı çarşamba günü galon başına 4,98 dolara düştü. Böylece dizel yakıt fiyatı, mart ayının ortasından bu yana ilk kez 5 doların altına gerilemiş oldu. Dizel fiyatı nisan ayında galon başına 5,69 dolarla zirveye çıkarken, ABD ile İran arasındaki savaş öncesinde ise ortalama 3,76 dolar seviyesinde bulunuyordu. </p><p>ABD'de benzin fiyatı 4 doların altına düştü </p><p>İran savaşı sürecinde, ABD genelindeki ortalama benzin fiyatı galon başına en yüksek 4,48 dolar seviyesini görmüştü. İki ülke arasındaki anlaşmanın sağlanması ile benzinin galon fiyatı ortalaması ülke genelinde 4 doların altın düşerek, 3,90 dolara satılmaya başladı. Savaş öncesi ise ülke genelinde benzinin galon fiyatı 2,90 ile 2,99 dolar arasında satılıyordu. </p><p>Savaş sürecinde maliyetler hızla yükselmişti </p><p>Çatışmaların başlamasıyla birlikte Hürmüz Boğazı'nın kapanabileceği endişesi, başta dizel olmak üzere enerji ürünlerinde sert fiyat artışlarına neden olmuştu. Körfez ülkelerindeki rafinerilerde üretilen yakıtların dünya pazarına ulaştırılmasında kritik öneme sahip olan boğazdaki risk, küresel tedarik zincirini olumsuz etkileyerek taşımacılık, enerji üretimi ve ısınma maliyetlerini artırmıştı. Son haftalarda ise tanker trafiğinin yeniden normale dönmesi, İran petrolüne yönelik bazı yaptırımların geçici olarak hafifletilmesi ve Washington ile Tahran arasındaki diplomatik temaslarda ilerleme kaydedilmesi fiyatların yeniden gerilemesinde etkili oldu. </p><p>Beyaz Saray maliyetleri düşürmek için ek adımlar attı </p><p>Enerji fiyatlarını kontrol altına almak amacıyla Beyaz Saray da çeşitli önlemleri devreye aldı. Bu kapsamda Jones Yasası'nın bazı hükümlerine geçici muafiyet sağlanırken, Stratejik Petrol Rezervi'nden piyasaya petrol satışı gerçekleştirildi. Buna rağmen uzmanlar, küresel petrol piyasasında arzın halen sıkı seyrettiğine dikkat çekiyor. </p><p>ABD'nin küresel piyasada giderek 'son çare tedarikçisi' rolünü üstlenmesi nedeniyle ülkedeki dizel stoklarının mevsim normallerinin oldukça altında kaldığı belirtiliyor. Uzmanlar ayrıca, dünyanın önemli dizel ihracatçılarından Rusya'nın ihracatını yeniden kısıtlaması halinde küresel fiyatlar üzerinde yeni bir baskı oluşabileceği uyarısında bulunuyor. </p><p>Trump'tan benzin fiyatları için inceleme talimatı </p><p>ABD Başkanı Donald Trump ise benzin fiyatlarındaki düşüşün beklendiği kadar hızlı gerçekleşmediğini belirterek, Adalet Bakanlığı'na akaryakıt fiyatlarının incelenmesi talimatını verdi. Trump yönetimi, enerji maliyetlerindeki gerilemenin tüketiciye daha hızlı yansımasını hedeflediklerini açıkladı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, New york</category>
      <guid>https://gazeterize.com/abdde-akaryakit-fiyatlari-abd-iran-anlasmasinin-ardindan-dustu</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 09:46:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/06/agency/iha/abdde-akaryakit-fiyatlari-abd-iran-anlasmasinin-ardindan-dustu.jpg" type="image/jpeg" length="72410"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ortodoks Yahudiler, New York'ta İsrail Devleti'ni ve zorunlu askerlik uygulamasını protesto etti]]></title>
      <link>https://gazeterize.com/ortodoks-yahudiler-new-yorkta-israil-devletini-ve-zorunlu-askerlik-uygulamasini-protesto-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazeterize.com/ortodoks-yahudiler-new-yorkta-israil-devletini-ve-zorunlu-askerlik-uygulamasini-protesto-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de Hahamlar Birliği öncülüğünde bir araya gelen Ortodoks Yahudiler, New York'taki İsrail Konsolosluğu önünde İsrail Devleti'ni, devam eden savaşları ve zorunlu askerlik uygulamasını protesto etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de Hahamlar Birliği öncülüğünde bir araya gelen Ortodoks Yahudiler, New York'taki İsrail Konsolosluğu önünde İsrail Devleti'ni, devam eden savaşları ve zorunlu askerlik uygulamasını protesto etti. </p><p>ABD'de Hahamlar Birliği önderliğinde toplanan yüzlerce Ortodoks Yahudi, New York'taki İsrail Konsolosluğu önünde düzenledikleri gösteride İsrail Devleti'ni, devam eden savaşları ve son dönemde gündeme gelen zorunlu askerlik uygulamasını protesto etti. Protestoya katılanlar, askerlik hizmetini dini inançları ve Tevrat öğretileriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle reddeden anti-Siyonist dindar Yahudilere yönelik baskıları ve tutuklamaları kınadı. Konsolosluk önünde toplanan göstericiler, İsrail hükümetinin savaş politikalarına karşı olduklarını belirterek, zorunlu askerlik uygulamasının din özgürlüğünü ihlal ettiğini savundu. Organizasyon komitesi tarafından yapılan açıklamada, 'Yahudileri dini inançlarına aykırı olarak askerlik hizmetine zorlamak, din özgürlüğünün ihlali anlamına gelirken, protesto edenleri hedef almak da ifade özgürlüğüne bir saldırıdır' denildi. </p><p>'İsrail Devleti'ne ve uzun süredir devam eden suç niteliğindeki savaşlarına karşı çıkıyoruz' </p><p>Göstericiler adına konuşan Haham David Feldman, 'Şu anda New York Şehri, Manhattan'daki İsrail Konsolosluğu'nun önündeyiz. İsrail Devleti'ne ve uzun süredir devam eden suç niteliğindeki savaşlarına karşı çıkıyoruz, protesto ediyoruz. Üstelik uzun zamandır süren tüm bu kan dökülmesinin ötesinde, gençlerimizi zorla askere almaya çalışıyorlar. Burada anti-siyonist topluluklardan bahsediyoruz. İsrail'in temsil ettiği her şeye karşı çıkan topluluklardan. Bizi İsrail ordusuna zorla katmaya çalışıyorlar ve bize bu suçları kendi ellerimizle işlememizi istiyorlar. Bu kabul edilemez' dedi. </p><p>'Yahudiliğe göre siyonizm hareketi kabul edilemez' </p><p>Feldman, siyonizm hareketine ve İsrail ordusuna karşı olduklarını vurgulayarak, 'Yahudiliğe göre siyonizm hareketi kabul edilemez. Bu suçlar Yahudiliğe aykırıdır. Ve biz bu siyonizm hareketini ya da IDF'yi (İsrail Savunma Kuvvetleri) hiçbir şekilde desteklemeyeceğiz veya bu hareketin bir parçası olmayacağız. Bizi zorladıklarında, onların temsil ettiği her şeye karşı protesto etmek için ayağa kalkan herkese zulmettiklerinde, bunu kasten yapıyorlar. Bizi susturmak istiyorlar. İlkelerimizi topluluklarımızdan silip yok etmek istiyorlar' dedi. </p><p>İsrail'in anti-siyonist Yahudileri askerlik hizmetine zorlamasının kabul edilemez olduğunu ifade eden Feldman, bunun temel hak ve özgürlüklerin ihlali anlamına geldiğini savunarak, 'Temel olarak halkımızı İsrail ordusunda hizmet etmeye zorlamaları, din özgürlüğümüze bir hakarettir. Ayağa kalkıp onlara karşı protesto eden barışçıl göstericilere zulmettiklerinde, bu ifade özgürlüğünün ihlalidir. Bu kabul edilemez' ifadelerini kullandı. </p><p>Birleşmiş Milletler üyesi ülkelere çağrı </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Konuşmasında uluslararası topluma da seslenen Feldman, Birleşmiş Milletler üyesi ülkelere İsrail politikaları altında baskı gördüğünü savunduğu kesimlerin yanında yer alma çağrısı yaptı. Haham Feldman, 'Burada, Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nden bir blok ötede duruyoruz ve Birleşmiş Milletler üye devletlerine, Yahudi olsun ya da olmasın, ezilen insanların yanında durmaları için bir çağrıda bulunuyoruz. Ancak biz, siyonist rejim altında ezilenlerin arasında Yahudi halkının da olduğunu insanların anlamasına yardımcı olmak için buradayız. İnsanlar bunu doğru anlamalıdır. İsrail Devleti, Yahudi halkının koruyucusu değildir. Yollarına çıkan herkesi, Yahudi olsun ya da olmasın taciz ediyor, zulmediyor ve saldırıyorlar' dedi. </p><p>'Dünya Yahudilerini temsil etmiyor' </p><p>İsrail Devleti'nin Yahudi halkını temsil etmediğini söyleyen Feldman, 'İsrail Devleti, Yahudi halkı için bir güvenlik ve emniyet kalkanı değildir. Bu, ulusal bir harekettir. Hiçbir şekilde dünya Yahudilerini ya da Yahudi dinini temsil etmezler. Yahudilere karşıdırlar. Yahudi dinine karşıdırlar. Ve bizim kimliğimize karşıdırlar. Dinimiz, siyonizm ya da İsrail Devleti ile ilgili herhangi bir şeyi meşrulaştırmak veya desteklemek için asla kötüye kullanılmamalıdır' dedi. </p><p>New York Polis Departmanı'nın (NYPD) geniş güvenlik önlemleri aldığı protesto gösterisi, herhangi bir olay yaşanmadan sona erdi. Göstericiler, konuşmaların ardından konsolosluk önünden olaysız şekilde ayrıldı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, New york</category>
      <guid>https://gazeterize.com/ortodoks-yahudiler-new-yorkta-israil-devletini-ve-zorunlu-askerlik-uygulamasini-protesto-etti</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 09:34:01 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/06/agency/iha/ortodoks-yahudiler-new-yorkta-israil-devletini-ve-zorunlu-askerlik-uygulamasini-protesto-etti.jpg" type="image/jpeg" length="40398"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[New York'ta Trump'ın doğum gününde protesto konseri]]></title>
      <link>https://gazeterize.com/new-yorkta-trumpin-dogum-gununde-protesto-konseri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazeterize.com/new-yorkta-trumpin-dogum-gununde-protesto-konseri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'ın 80. yaş günü kapsamında Beyaz Saray bahçesinde düzenlenen UFC etkinliği sırasında, Trump karşıtı 'No Kings' (Krallara Hayır) hareketi New York'ta tarihi Town Hall'da binlerce kişinin bir araya geldiği bir konser düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD Başkanı Donald Trump'ın 80. yaş günü kapsamında Beyaz Saray bahçesinde düzenlenen UFC etkinliği sırasında, Trump karşıtı 'No Kings' (Krallara Hayır) hareketi New York'ta tarihi Town Hall'da binlerce kişinin bir araya geldiği bir konser düzenledi. </p><p>ABD Başkanı Donald Trump'ın 80. yaş gününü Beyaz Saray bahçesinde düzenlenen dünyanın en büyük karma dövüş sanatları (MMA) organizasyonu olan Ultimate Fighting Championship (UFC) organizasyonuyla kutlarken, Trump'ın politikalarına karşı çıkan 'No Kings' (Kral Yok) hareketi de ülke genelinde yeni bir protesto dalgası başlattı. Organizatörler, ülke çapında düzenlendikleri etkinliklerle hem ABD Anayasasında Birinci Değişiklik kapsamında güvence altına alınan temel özgürlüklere dikkat çekmeyi hem de Trump yönetimine karşı tepkilerini ortaya koydu. Geçtiğimiz yıl milyonlarca kişinin katıldığı ilk 'No Kings' eylemlerinin yıl dönümüne denk gelen organizasyon kapsamında konserler, topluluk etkinlikleri, izleme partileri ve çeşitli protestolar gerçekleştirildi. Etkinliklerin merkezinde, New York'taki Town Hall salonunda gerçekleştirilen 'Rise Up, Sing Out: A Concert for the First Amendment' (Ayağa Kalkın, Sesinizi Yükseltin: Birinci Yasa Değişikliği İçin Konser) etkinliği düzenlendi. Organizatörler tarafından 'şarkı, dayanışma ve eylem dolu moral verici bir akşam' olarak tanımlanan 90 dakikalık programda ünlü sanatçılar ve oyuncular sahne aldı. Yoğun güvenlik önlemlerinin aldığı konserde şarkıcılar Rufus Wainwright, Bette Midler ve Patti Smith'in yanı sıra oyuncular Julia Roberts, Lily Gladstone ve Jane Fonda da yer aldı. Programın yüzlerce topluluk etkinliğinde canlı olarak izlendiği, ayrıca çeşitli sosyal medya platformları ve YouTube kanalları üzerinden yayınlandığı belirtildi. </p><p>'Amerika'nın hikayesini halk yazacak' </p><p>'No Kings' (Krallara Hayır) organizatörleri etkinliğin internet sitesinde yayımladıkları açıklamada, ABD'nin 250. kuruluş yıl dönümüne yaklaşırken ülkenin geleceğine ilişkin önemli bir tercih yapılacağını savundu. Açıklamada, 'Amerika 250. yıldönümüne yaklaşırken, anlatacağımız hikaye konusunda bir seçimimiz var. Güçlü lider siyaseti ve yolsuzluğun bu anı tanımlamasına izin verebiliriz. Ya da Amerika'nın hikayesini, ırk, geçmiş, kimlik, inanç ve topluluk fark etmeksizin insanların bir araya gelerek haklarımızı savunması ve halk gücüne dayalı bir gelecek inşa etmesiyle ilgili hale getirebiliriz' ifadelerine yer verildi. Organizatörler, konserin ABD Anayasası'nın Birinci Değişikliği ile güvence altına alınan temel özgürlükleri kutlamak amacıyla düzenlendiğini belirtti. Açıklamada ifade özgürlüğü, din özgürlüğü, basın özgürlüğü, barışçıl toplanma ve protesto hakkının etkinliğin temel temaları arasında yer aldığı ifade edildi. Protesto organizatörleri, söz konusu özgürlüklerin Trump'ın ikinci başkanlık döneminde baskı altında olduğunu öne sürdü. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Beyaz Saray'dan sert tepki </p><p>Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Abigail Jackson ise etkinliklere ilişkin yaptığı açıklamada protestoları küçümseyen bir tavır sergiledi. Jackson, Spectrum News'e yaptığı değerlendirmede, 'Bu Trump delilik terapisi seanslarıyla ilgilenen tek kişiler, bunları haber yapmak için para alan gazetecilerdir' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, New york</category>
      <guid>https://gazeterize.com/new-yorkta-trumpin-dogum-gununde-protesto-konseri</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 06:23:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/06/agency/iha/new-yorkta-trumpin-dogum-gununde-protesto-konseri.jpg" type="image/jpeg" length="52125"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanatçı Metin Şentürk'ten savaş nedeniyle engelli kalan bireylere destek çağrısı]]></title>
      <link>https://gazeterize.com/sanatci-metin-senturkten-savas-nedeniyle-engelli-kalan-bireylere-destek-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazeterize.com/sanatci-metin-senturkten-savas-nedeniyle-engelli-kalan-bireylere-destek-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Engelliler Birliği ve Dünya Engelliler Vakfı Başkanı görme engelli sanatçı Metin Şentürk, New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen etkinlikte, savaş nedeniyle engelli kalan bireylere destek çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Engelliler Birliği ve Dünya Engelliler Vakfı Başkanı görme engelli sanatçı Metin Şentürk, New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen etkinlikte, savaş nedeniyle engelli kalan bireylere destek çağrısında bulundu. </p><p>Şentürk, 'Dünya genelinde milyonlarca sivil, kara mayınları, patlamamış mühimmat ve diğer savaş kalıntıları nedeniyle kalıcı fiziksel engellere maruz kalmaktadır. Bu bireyler çoğunlukla zaten kırılgan olan toplumlarda hem engellilikle hem de çatışma sonrası yıkımın getirdiği ağır şartlarla aynı anda mücadele etmek zorunda kalmaktadır. Savaş kaynaklı engellilik, yalnızca bireysel bir trajedi değildir, aynı zamanda yapısal bir adaletsizlik ve bu kişilerin rehabilitasyon hizmetleri, protez ve yardımcı teknolojileri, psikolojik destekleri ve erişilebilir altyapıya olan ihtiyacı acil ve desteklenmelidir. Bu ihtiyaç geciktirilemez' dedi. </p><p>Dünya Engelliler Birliği ve Dünya Engelliler Vakfı Başkanı görme engelli sanatçı Metin Şentürk, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi'nin Taraf Devletler Konferansı (COSP) kapsamında New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen programlara katılarak engelli hakları alanındaki çalışmalarını anlattı. Şentürk, özellikle savaşlar ve mayınlar nedeniyle engelli hale gelen bireylerin yaşadığı sorunların küresel ölçekte ele alınması gerektiğini vurguladı. </p><p>'Bir toplum için en önemli hedeflerden biri, engelli ve yaşlıların yaşamın her yönüne tam olarak dahil edilmesi' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Şentürk, Azerbaycan ile birlikte düzenlenen ortak yan etkinlikte yaptığı konuşmada, 'Dünya Engelliler Birliği olarak herhangi bir toplum için en önemli hedeflerden birinin, engelli ve yaşlı kişilerin toplumsal yaşamının her yönüne tam olarak dahil edilmesi olduğunu bilip yürekten inananlardanız. Kapsayıcılık sadece bir insan hakları ilkesi değil, aynı zamanda medeniyet, eşitlik ve insan onuruna saygının bir ölçütüdür. Ancak erişilebilirlik olmadan gerçek kapsayıcılık sağlanamaz. Engelli ve yaşlı bireylerin topluma entegre edilmesine yönelik ilk adım, çevrelerini çevre dostu haline getirmektir. Erişilebilirlik bir lüks değil, insanların bağımsızlık yaşamasına, serbest hareket etmesine ve eğitim, iş, turizm, sağlık ve sosyal faaliyetlere eşit bir şekilde katılmasını sağlayan bir gerekliliktir. Bu nedenle Dünya Engelliler Birliği olarak erişilebilirlik sertifikası programını başlattık ve sürdürüyoruz. Bu sertifika programıyla engelli ve yaşlıların erişilebilirlik standartlarını başarıyla uygulayan şehirler, belediyeler için bir takdir nişanesidir. Ayrıca bu sertifika şirketleri ve kamu tesislerini erişilebilirlik standartlarını benimsemeye ve daha kapsayıcı olmaya teşvik etmektedir. Engelli dostu şehirler girişiminde dünya çapında birçok şehirde erişilebilirlik olan bağlılıklarını göstererek bu sertifikayı almış olmalarından gurur duyuyoruz' ifadelerini kullandı. </p><p>'Gerçek değişim politikaları, insanların günlük yaşamlarında görebilecekleri ölçülebilir sonuçlara dönüştüğünde gerçekleşir' </p><p>Şentürk, 'Engelli yönetmeliklerini sahada uygulamadan yönetmeliğe koymak engelli kişilere gerçek bir fayda sağlamamaktadır. Gerçek değişim politikaları pratik eylemlere erişilebilir altyapıya ve insanların günlük yaşamlarında görebilecekleri ölçülebilir sonuçlara dönüştüğünde gerçekleşir. Bugün erişilebilir teoriden pratiğe geçilmelidir ve uygulanmalıdır. Biz de web sitemizde yakın zamanda Dünya Engelliler Birliği sertifikasını almış tüm şehir ve tesisleri gösteren etkileşimli bir dünya haritası eklemiş bulunmaktayız. Bu haritaya baktığınızda engelli ve yaşlı kişilerin dünya çapında erişilebilir yerleri kolayca bulabileceğini, güvenle belirleyebileceğini sağladığımızı göreceksiniz. Dahası yakın bir gelecekte haritaya çok daha fazla yer eklenebilmesi için şu anda farklı ülkelerde çok incelemeler yapılmakta ve değerlendirmeler yapılmaktadır. Bu kurumları değerlendiren çalışmalar yapılmaktadır. Ancak bu sadece binalar veya standartlarla ilgili bir çalışma değildir' dedi. </p><p>'Savaş kaynaklı engellilik, yalnızca bireysel bir trajedi değildir, aynı zamanda yapısal bir adaletsizlik' </p><p>Şentürk, 'Bu bağlamda özellikle dikkat çekmek istediğimiz bir konu, silahlı çatışmaların ve savaşların yol açtığı engellilik gerçeğidir. Dünya genelinde milyonlarca sivil, kara mayınları, patlamamış mühimmat ve diğer savaş kalıntıları nedeniyle kalıcı fiziksel engellere maruz kalmaktadır. Bu bireyler çoğunlukla zaten kırılgan olan toplumlarda hem engellilikle hem de çatışma sonrası yıkımın getirdiği ağır şartlarla aynı anda mücadele etmek zorunda kalmaktadır. Savaş kaynaklı engellilik, yalnızca bireysel bir trajedi değildir, aynı zamanda yapısal bir adaletsizlik ve bu kişilerin rehabilitasyon hizmetleri, protez ve yardımcı teknolojileri, psikolojik destekleri ve erişilebilir altyapıya olan ihtiyacı acil ve desteklenmelidir. Bu ihtiyaç geciktirilemez' şeklinde konuştu. </p><p>Uluslararası topluma çağrı </p><p>Hükümetlerin, uluslararası kuruluşların ve sivil toplumun çatışmadan etkilenen bölgelerde erişilebilir yaşam alanları, sağlık tesisleri ve istihdam fırsatları oluşturmak için somut taahhütler vermeleri gerektiğini belirten Metin Şentürk, 'Mayın temizleme çalışmaları ise bu sürecin ayrılmaz bir parçası olmak zorundadır. Zira erişilebilir bir çevre önce güvenli bir çevreden geçer. Biz de Dünya Engelliler Birliği olarak silahlı çatışmalardan etkilenen engelli bireylerin Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi'nin kapsamındaki tüm haklardan eksiksiz yararlanmaları gerektiğine inanmaktayız. Bu kişiler görülmez kılınmamalı, istatistiklere indirgenmemelidir. Her biri onurlu bir yaşam sürmeye, topluma tam katılım, sağlama ve geleceğini yeniden inşa etme hakkına sahiptir. Bu nedenle uluslararası toplumu çatışma sonrası iyileşme planlarının merkezine engelli hakları perspektifini yerleştirmeye ve bu alanda bağlayıcı mekanizmalar geliştirmeye davet etmekteyiz. Bu nedenle biz kardeş cumhuriyetimiz Azerbaycan devleti ile bu çalışmada birlikte olmaktan şahsım başında olduğum Dünya Engelliler Vakfı ve başında olduğum küresel çatı örgütü olan Dünya Engelliler Birliği ile sizlerle bir arada olup bu duyguyu, bu samimiyeti, bu kardeşliği paylaşmaktan onur duyuyorum. Azerbaycan bizim kardeş cumhuriyetimiz, kardeş ülkemizdir. Bugün ve bundan sonraki tüm çalışmalarında yanınızda olacağımı taahhüt ediyor, Beni her aradığınızda, yanınızda bulacağınıza dair sözümü burada bütün kalbimle ve bütün samimiyetimle vermek istiyorum' ifadelerini kullandı. </p><p>'Hayat, tek tip insana göre değil, her tip insana göre' </p><p>Paneldeki konuşmasının ardından katılımcılar tarafından alkışlanan Şentürk, etkinlik sonrasında yaptığı değerlendirmede, 'Az önce Azerbaycan kardeş cumhuriyetimizle ortaklaşa etkinliğimizi yaptık. Etkinliğimizdeki konuşmamda zaten duyacaksınız ama biz Engelli Hakları Sözleşmesine Taraf Devletler Toplantısının bütün haklarının mayınlar yüzünden kara mayınları patlamamış mühimmat ve diğer gerekçelerle savaş yüzünden, mayınlar yüzünden ya da savaş mühimmatları yüzünden engelli kalıp ve öyle yaşamak zorunda olan insanların aynı haklara sahip olması noktasından başladık. Onlar için rehabilitasyon ihtiyaç olan her desteğin sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık çerçevesine alınması noktasında fikirlerimizi beyan ettik. Malum, insanlar bu şekilde mayınlar yüzünden engelli kaldıktan sonra yeni bir hayat inşa etmeleri de gerekiyor. Çünkü hayat devam ediyor. İnşallah faydalı olacağız. Hayat, tek tip insana göre değil, her tip insana göre. Dünya da tek tip insana göre değil, her tip insana göre dizayn edildiğinde biz bunları bir daha konuşmuyor olacağız inşallah' ifadelerini kullandı. </p><p>Birleşmiş Milletler'deki yoğun programı boyunca erişilebilirlikten savaşların yol açtığı engellilik sorunlarına, rehabilitasyon hizmetlerinden uluslararası iş birliklerine kadar birçok konuda temaslarda bulunan Şentürk, engelli bireylerin toplumsal yaşama tam ve eşit katılımı için yürütülen küresel çalışmalara ilişkin mesajlarını uluslararası platformda paylaşmayı sürdürdü. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, New york</category>
      <guid>https://gazeterize.com/sanatci-metin-senturkten-savas-nedeniyle-engelli-kalan-bireylere-destek-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 12:35:26 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/06/agency/iha/sanatci-metin-senturkten-savas-nedeniyle-engelli-kalan-bireylere-destek-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="97473"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye, BM'de engelli çocuklara yönelik aile temelli erken müdahale sistemini tanıttı]]></title>
      <link>https://gazeterize.com/turkiye-bmde-engelli-cocuklara-yonelik-aile-temelli-erken-mudahale-sistemini-tanitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazeterize.com/turkiye-bmde-engelli-cocuklara-yonelik-aile-temelli-erken-mudahale-sistemini-tanitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde düzenlenen uluslararası konferansta, Türkiye'nin gelişim geriliği riski ya da engeli olan çocuklar için hayata geçirdiği Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sistemi tanıtıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından geliştirilen model, çok disiplinli yapısı ve aile odaklı yaklaşımıyla katılımcı ülkelerin dikkatini çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde düzenlenen uluslararası konferansta, Türkiye'nin gelişim geriliği riski ya da engeli olan çocuklar için hayata geçirdiği Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sistemi tanıtıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından geliştirilen model, çok disiplinli yapısı ve aile odaklı yaklaşımıyla katılımcı ülkelerin dikkatini çekti. </p><p>Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme'nin Taraf Devletler Konferansı (COSP19) kapsamında 'İlk Yıllar, Hayat Boyu Etki: Engelli Çocuklar için Aile Temelli Erken Müdahalenin Dönüştürücü Gücü' başlıklı yan etkinlik düzenlendi. Çok sayıda ülke temsilcisi, uzman, sivil toplum kuruluşu ve uluslararası kuruluşun katılımıyla düzenlenen etkinlikte Türkiye, gelişimsel riski ya da engeli olan çocuklara yönelik hayata geçirilen Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sistemini tanıttı. Etkinlikte, erken çocukluk döneminde sunulan destek hizmetlerinin çocukların yaşam boyu gelişimindeki kritik rolü ele alındı. </p><p>Türkiye'nin 6 ilindeki pilot uygulama anlatıldı </p><p>Etkinlikte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın talimatlarıyla 2025 yılında hayata geçirilen Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sistemi'nin ilk yılına ilişkin bilgiler paylaşıldı. Sistem kapsamında gelişim desteğine ihtiyaç duyan çocukların mümkün olan en erken dönemde tespit edilmesi ve ihtiyaçlarına bütüncül, sistematik ve kapsayıcı çözümler sunulmasının hedeflendiği belirtildi. Pilot uygulama çerçevesinde Türkiye'nin 6 ilinde kurulan Erken Çocukluk Gelişimi Birimlerinin ücretsiz hizmet verdiği ve çocukların gelişim süreçlerinin uzman ekipler tarafından yakından takip edildiği ifade edildi. </p><p>'Erken müdahale çocukların potansiyeline yapılan yatırımdır' </p><p>Etkinlikte konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü Taha Kürşad Sezen, erken müdahalenin yalnızca bir hizmet modeli olmadığını, aynı zamanda çocukların geleceğine yapılan stratejik bir yatırım olduğunu söyledi. Sezen, 'Erken müdahale, çocukların potansiyeline yapılan bir yatırım, aileleri güçlendirmenin bir yolu ve daha kapsayıcı toplumlar inşa etmeye yönelik önemli bir katkıdır' dedi. </p><p>Çok disiplinli ekiplerle ücretsiz hizmet </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sistemin Strateji ve Bütçe Başkanlığı koordinasyonunda, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı iş birliğiyle, UNICEF'in teknik desteğiyle yürütüldüğünü kaydeden Sezen, çocuk gelişim uzmanları, dil ve konuşma terapistleri, psikologlar, hemşireler ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan ekiplerin aynı çatı altında hizmet verdiğini belirtti. Ailelerin sürecin merkezinde yer aldığını vurgulayan Sezen, 0-8 yaş arasındaki çocukların aileleriyle birlikte doğrudan Erken Çocukluk Gelişimi Birimlerine başvurabildiğini, her çocuk için bireyselleştirilmiş takip ve destek planları hazırlandığını aktardı. Çocukların gelişim süreçlerinin düzenli olarak izlendiğini ifade eden Sezen, ihtiyaç duyulması halinde ailelerin sağlık, eğitim ve sosyal hizmet mekanizmalarına yönlendirildiğini vurguladı. </p><p>231 çocuk aktif olarak destek alıyor </p><p>Sistemin ilk yılında elde edilen sonuçlara da değinen Sezen, bugün itibarıyla 231 çocuğun düzenli destek aldığını belirterek uzun vadeli hedeflerinin modeli Türkiye geneline yaymak olduğunu kaydetti. Sezen, 'Uzun vadeli hedefimiz bu modeli ülke genelinde yaygınlaştırmak ve desteğe ihtiyaç duyan her çocuğa ve her aileye ulaşmaktır' ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda UNICEF'e ve etkinliğe katkı sağlayan tüm katılımcılara teşekkür eden Sezen, katılımcıları Türkiye'nin Aile Temelli Ulusal Erken Müdahale Sistemi'ni anlatan kısa filmi izlemeye davet etti. </p><p>Ülkeler deneyimlerini paylaştı </p><p>Türkiye'nin erken müdahale sistemini tanıtan kısa filmin gösteriminin ardından düzenlenen panel oturumunda Moldova, Portekiz, İspanya ve Türkmenistan'dan üst düzey temsilciler kendi ülkelerindeki uygulamaları ve deneyimlerini paylaştı. Etkinlikte, engelli çocukların erken dönemde desteklenmesine yönelik iyi uygulama örnekleri değerlendirilirken, uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi ve deneyim paylaşımının artırılması yönünde görüş alışverişinde bulunuldu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>POLİTİKA, New york</category>
      <guid>https://gazeterize.com/turkiye-bmde-engelli-cocuklara-yonelik-aile-temelli-erken-mudahale-sistemini-tanitti</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:29:12 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/06/agency/iha/turkiye-bmde-engelli-cocuklara-yonelik-aile-temelli-erken-mudahale-sistemini-tanitti.jpg" type="image/jpeg" length="96675"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'de benzin fiyatları cep yakıyor]]></title>
      <link>https://gazeterize.com/abdde-benzin-fiyatlari-cep-yakiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazeterize.com/abdde-benzin-fiyatlari-cep-yakiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD genelinde son dört yılın en yüksek seviyelerine ulaşan benzin fiyatları sürücülerin bütçesini zorlamaya devam ediyor. Özellikle New York'ta yaşayan Amerikalılar ve Türkler, akaryakıt maliyetlerindeki artışın günlük hayatlarını ve harcamalarını doğrudan etkilediğini belirtirken, uzmanlar yaz aylarında fiyatların yeniden yükselebileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD genelinde son dört yılın en yüksek seviyelerine ulaşan benzin fiyatları sürücülerin bütçesini zorlamaya devam ediyor. Özellikle New York'ta yaşayan Amerikalılar ve Türkler, akaryakıt maliyetlerindeki artışın günlük hayatlarını ve harcamalarını doğrudan etkilediğini belirtirken, uzmanlar yaz aylarında fiyatların yeniden yükselebileceği uyarısında bulundu. </p><p>ABD genelinde yükselen akaryakıt fiyatları, vatandaşların en önemli gündem maddelerinden biri haline geldi. Yaz seyahat sezonunun başlaması ve Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yüksek seviyelerde seyreden benzin fiyatları, özellikle nüfusun yoğun olduğu New York kentinde sürücülerin bütçesini zorlamaya başladı. Amerikalılar artan maliyetler nedeniyle araç kullanımını azaltırken, akaryakıt istasyonu işletmecileri de satışlarda düşüş yaşandığını ifade etti. </p><p>ABD'de benzin fiyatları 4,5 dolar sınırında </p><p>Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre ABD genelinde normal benzinin ortalama fiyatı galon başına 4,49 dolara ulaştı. Son günlerde sınırlı gerileme yaşansa da fiyatlar son dört yılın en yüksek seviyelerinde kalmayı sürdürüyor. Eyalet bazında bakıldığında California'da galon fiyatı 6,12 dolar, New Jersey'de 4,50 dolar, Connecticut'ta 4,62 dolar ve New York'ta 4,59 dolar seviyelerinde seyrediyor. Artan fiyatlar özellikle günlük araç kullanan sürücüler, nakliye sektörü çalışanları ve küçük işletmeleri doğrudan etkilerken, vatandaşlar bütçelerinde ciddi değişiklikler yapmak zorunda kaldıklarını belirtiyor. </p><p>'Bu zamana kadar gördüğüm en yüksek enflasyon gibi gözüküyor' </p><p>New York'ta yaşayan Akın Bıyık, yükselen akaryakıt fiyatlarının özellikle taşımacılık sektöründe çalışanları olumsuz etkilediğini belirterek, 'Amerika'da 28 yıldır yaşamaktayım. Evet, Başkan değişirse belki düşebilir ama 28 senedir buradayım ama bu zamana kadar gördüğüm en yüksek enflasyon gibi gözüküyor. Eyaletine göre değişiyor tabii fiyatlar. Şu anda New York en yüksek düzeyde gidiyor. Tabii rahatsızlığımız var bundan dolayı. Beni fazla etkilemedi ama etkilenen arkadaşlarımız oldu. Biz şirkete çalıştığımız için şirket bizim gaz giderlerimizi karşılıyorlar. Ama tabii ki rahatsız olan arkadaşlarımız çok kişi oldu. Eyalet dışı da çalıştığımız için bizi etkiliyor. Daha çok dizel kullanımı olan araçlarda daha fazla yüksek fiyat oluyor. Tabii bizimkisi benzinli olduğu için bizi şirketimiz karşıladığı için fazla beni etkilemiyor. Ama dediğim gibi tır şoförlüğü yapan arkadaşlarım var. Bunlar bayağı bir şey oldu, telaşlandılar fiyattan ötürü, tabii ki zarar gördüler' ifadelerini kullandı. </p><p>'İnsanlar rahat dolaşamaz oldu' </p><p>Akaryakıt istasyonu ve helal gıda işletmecisi Mehmet Yıldırım ise yükselen fiyatların doğrudan satışları etkilediğini belirterek müşterilerden yoğun şikayet aldıklarını söyledi. Yıldırım konuşmasında, '21 yıldır Amerika'dayım. 2009'da 5 doları gördük. Ama bu kadar uzun sürmemişti o. Fakat bu dönem biraz uzun sürdü. Sanırım Amerika'nın Hürmüz Boğazı, İran'la olan problemleri bundan dolayı sanırım arttı, bilmiyorum artık ne olacak sonu. Tabii ki bizim işimizi yaklaşık yüzde 40 etkiledi. Çünkü insanlar rahat dolaşamaz oldu. Daha önce yaklaşık 1,5-2 ay içinde 2,5'lardan 4,5'lara çıktı galonu. Dolayısıyla gezmeden kısıldı, tek arabaya düşüldü. Ben kendimden örnek vereyim, izin günüm haricinde arabamı kullanmıyorum. Gerçekten çok şikayet var. Ama sonuçta bu fiyatları biz koymuyoruz. Biz de yüksek alıyoruz dolayısıyla yüksek satıyoruz sonuçta iş. Aslında biliyorsunuz market üzerinden fiyatlandırıldığı için bazen 10 cent düşüyor, ertesi gün 20 cent çıkıyor. İnşallah düşer tabii ki. Çünkü Amerika tarihinde çok görülmemiş böyle şeyler' dedi. </p><p>'Eskiden 40 dolara doldururken şimdi 80 dolara dolduruyorum' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>New York'ta yaşayan Eray Demir de benzin fiyatlarının günlük harcamalarını ciddi şekilde etkilediğini belirterek, 'Bu durum beni etkiliyor çünkü eskiden benzine çok az para ödüyordum. Ayrıca cebimde kalan paradan da oldukça memnundum. Şimdi benzin fiyatları galon başına yaklaşık 4 dolar, eskiden 40 dolara doldururken şimdi 80 dolara dolduruyorum. Yani fiyatlar temelde iki katına çıktı. Bu durum beni ve birçok arkadaşımı etkiliyor. Her şeyin pahalılaşması nedeniyle artık eskisi kadar rahat para harcayamıyorum. Ev fiyatları, benzin fiyatları. Tüm bunlar pek iyi değil. Umarım fiyatlar düşer. Tüm bu savaşlar, İran savaşı ve benzeri şeyler yüzünden benzin fiyatlarının yükselmesi gibi durumlar varken pek emin değilim. Umarım düşer. Sadece barış istiyorum ve umarım düşer çünkü bu durum sadece beni değil, buradaki herkesi etkiliyor. Buraya benzin almaya gelen herkesi etkiliyor. Biz buradan benzin alıyoruz. Galon başına 4 dolar saçmalık. Eskiden galon başına 2 dolara depomu doldururdum. Şu anki fiyatın neredeyse iki katı. Daha da artacağını söylüyorlar. Umarım düşer' ifadelerini kullandı. </p><p>'Fiyatların düşeceğine dair umut var' </p><p>Oscar Tillman ise fiyat artışlarının araç kullanım alışkanlıklarına göre farklı etkiler oluşturduğunu ifade ederek, 'Bu büyük ölçüde ne kadar araba kullandığımıza bağlı, ama ben normalde o kadar uzun yol yapmıyorum, o yüzden pek açıkçası, bu beni o kadar da etkilemiyor' dedi. Tillman, 'Fiyatların tekrar düşeceğini düşünüyor musunuz?' sorusuna, 'Duruma göre değişir. Dünyadaki gelişmelere falan bağlı yani. Tabii ki yani, dünya çok daha iyi bir hale gelirse, evet, benzin fiyatları normale dönecektir. Yani, şu anda zor zamanlar yaşadığımızı biliyorum. Dünyanın her yerinde bazı insanlar zor zamanlar yaşıyor. Ama, yani, diğerleri için, herkesin iyiliği için fiyatların düşeceğine dair umut var' cevabını verdi. </p><p>Uzmanlardan yaz ayları için yeni uyarı </p><p>Enerji uzmanları, son günlerde yaşanan sınırlı fiyat gerilemesine rağmen yaz aylarında akaryakıt fiyatlarının yüksek kalmaya devam edebileceği konusunda uyarıyor. Analistler, özellikle Orta Doğu'daki gelişmelerin ve Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanabilecek muhtemel gerilimlerin petrol piyasaları üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğini belirtiyor. Yaz seyahat sezonuyla birlikte artan talebin de fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturacağı değerlendirilirken, bazı uzmanlar ulusal ortalama benzin fiyatının yeniden galon başına 5 dolar seviyesine yaklaşabileceğini ifade ediyor. ABD Enerji Enformasyon İdaresi ise bölgedeki arz endişelerinin azalması halinde yılın ilerleyen dönemlerinde kademeli bir düşüş yaşanabileceğini öngörüyor. Ancak uzmanlar, kısa vadede sürücülerin yüksek akaryakıt fiyatlarına karşı hazırlıklı olması gerektiğini ve benzin maliyetlerinin önümüzdeki haftalarda da Amerikan ekonomisinin en önemli gündem başlıklarından biri olmayı sürdüreceğini vurguluyor. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>EKONOMİ, New york</category>
      <guid>https://gazeterize.com/abdde-benzin-fiyatlari-cep-yakiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 15:16:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/06/agency/iha/abdde-benzin-fiyatlari-cep-yakiyor.jpg" type="image/jpeg" length="53186"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BM Genel Merkezi'nde kurulan hayır çarşısında Türkiye standına büyük ilgi]]></title>
      <link>https://gazeterize.com/bm-genel-merkezinde-kurulan-hayir-carsisinda-turkiye-standina-buyuk-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://gazeterize.com/bm-genel-merkezinde-kurulan-hayir-carsisinda-turkiye-standina-buyuk-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin eşi ve BM Delegasyonları Eşler Kulübü tarafından düzenlenen geleneksel hayır çarşısı, New York'taki BM Genel Merkezi'nde 45 ülkenin katılımı ile gerçekleştirildi. Ülkelerin mutfak kültürleri, el sanatları tanıtılırken elde edilen gelirlerin insani yardım projelerine aktarılacağı etkinlikte Türkiye standı, Türk mutfağı ve geleneksel ürünleriyle ziyaretçilerin en fazla ilgi gösterdiği bölümler arasında yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin eşi ve BM Delegasyonları Eşler Kulübü tarafından düzenlenen geleneksel hayır çarşısı, New York'taki BM Genel Merkezi'nde 45 ülkenin katılımı ile gerçekleştirildi. Ülkelerin mutfak kültürleri, el sanatları tanıtılırken elde edilen gelirlerin insani yardım projelerine aktarılacağı etkinlikte Türkiye standı, Türk mutfağı ve geleneksel ürünleriyle ziyaretçilerin en fazla ilgi gösterdiği bölümler arasında yer aldı. </p><p>Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin eşi ve BM Delegasyonları Eşler Kulübü tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen uluslararası pazar etkinliği, BM Genel Merkezi'nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Dünyanın dört bir yanından ülkelerin stant açtığı etkinlikte ziyaretçiler, farklı kültürlere ait yemekleri tatma ve el sanatlarını yakından tanıma fırsatı buldu. Bu yıl 45 ülkenin katıldığı organizasyonda elde edilen gelirlerin, savaşlar ve doğal afetlerden etkilenen bölgelere yönelik insani yardım çalışmalarında kullanılacağı belirtildi. Türkiye de etkinlikte kurduğu stantla yer alırken, Türk mutfağının öne çıkan lezzetleri ve geleneksel ürünleri ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. </p><p>'Amaç hem dayanışma hem de ülkelerimizi tanıtmak' </p><p>Türkiye'yi etkinlikte temsil eden BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız'ın eşi Emine Yıldız, organizasyonun uzun yıllardır sürdürülen önemli bir dayanışma etkinliği olduğunu belirterek, 'Öncelikle Birleşmiş Milletler daimi temsilciler eşlerinin kulübü olan kulübümüzün her sene düzenlediği bir etkinlik. Bu etkinlik dayanışma bir taraftan önemli amaç dayanışma, ikinci bir taraftan ülkelerimizi tanıtma ve paylaşma. Bu tür etkinlikler topluluklar arasında, toplumlar arasında iletişim kurma, birbirimizi tanıma, birbirimizle paylaşma fırsatları tanıyor bize. Bu etkinlikte de biz de yine ikinci senemiz, bizim kendi açımızdan ikinci senemiz. Türkiye açısından tabi ki yıllardır devam eden bir etkinlik. Bu sene ama şöyle bir özelliği var, katılım daha yüksek. Geçen yıl katılım 35 ülkeydi, bu sene 45 ülke oldu' ifadelerini kullandı. </p><p>Etkinlik üç bölümden oluştu </p><p>Etkinliğin içeriğine ilişkin bilgi veren Yıldız, organizasyonun yalnızca yemek stantlarından ibaret olmadığını, kültürel paylaşımın da ön planda tutulduğunu ifade etti. Yıldız, 'Etkinliğimiz genelde yaklaşık 2 ya da 3 aşamadan oluşuyor. Birinci aşamamız yemek stantlarımız ve diğer stantlarımızın açılışı oluyor. Sonradan mevcut olan ülkelerin okulları ya da gençlerinin eğer herhangi bir toplu dans grupları falan varsa onların gösterileri oluyor. O da bir ülke tanıtımı bu arada. Ondan sonra da bizim yine çekilişlerimiz oluyor. Bu çekilişlerimize koyulan hediyeler de yine bağışçılar tarafından gönderiliyor bize. O da çok çok eğlenceli oluyor' dedi. </p><p>Türk mutfağı ziyaretçilerin gözdesi oldu </p><p>Türkiye standında geleneksel Türk lezzetlerinin satışa sunulduğunu belirten Emine Yıldız, Türk kadınlarının katkılarıyla hazırlanan ürünlerin de ziyaretçilere sunulduğunu söyledi. Yıldız, 'Gördüğünüz gibi yemek standımız her zaman sarmalarımız, böreklerimiz, içli köftelerimiz bunlar bizim her zaman olması gerekenlerdendir. Sonra da yine buradaki Türk hanımlarla birlikte Türkiye'yi temsil eden bir takım ürünlerimiz var. Onların satışını yapıyoruz' ifadelerini kullandı. </p><p>Gelirler OCHA aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak </p><p>Etkinlikten elde edilen gelirlerin her yıl farklı insani yardım kuruluşlarına aktarıldığını belirten Yıldız, bu yıl bağışların BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacağını söyledi. Yıldız, 'Bu etkinlikte elde edilen gelirler genel olarak Birleşmiş Milletler'de akredite olan kurumlara bağışlanıyor. Geçen yıl mesela biz Doctors Without Borders'a göndermiştik, Gazze'ye yardım amaçlı olarak. Bu sene OCHA (Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi) ile çalışıyoruz. OCHA'ya göndereceğiz. Çünkü OCHA'nın da bir listesi oluyor. Bu hem savaştan etkilenen hem doğal afetlerden etkilenen ülkelerin listesi oluyor. Oraya bağış yapılacak. Onlar kullanacak bağışlarımızı' diye konuştu. </p><p>'Türkiye artık biliniyor, tanınıyor ve seviliyor' </p><p>Katılımın geçen yıla göre önemli ölçüde arttığını vurgulayan Yıldız, Türk mutfağının etkinliğin en çok ilgi gören bölümlerinden biri haline geldiğini belirterek, 'Bu sene çok güzel katılım dediğim gibi iki katına çıktı. Çok mutluyuz. İnşallah kazancımız da bir iki katına çıkar. Bu bir taraftan da tanınırlık aslında. Yani daha gelmeden önce telefon edip işte mesela 'yaprak sarması var mı' ya da işte 'zeytinyağı var mı' ya da işte 'börek ne yapıyorsunuz' diye soranlar oluyor. Yani bu o kadar güzel bir şey ki artık yani biliniyoruz, tanınıyoruz, seviliyoruz çok şükür' sözleriyle konuşmasını tamamladı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>BM Genel Merkezi'nde düzenlenen etkinlik boyunca ziyaretçiler farklı ülkelere ait stantları gezerken, kültürel gösteriler ve çekilişler de gün boyunca devam etti. Organizasyondan elde edilen gelirin, OCHA koordinasyonunda savaş ve doğal afetlerden etkilenen bölgelerdeki insani yardım çalışmalarına aktarılacağı belirtildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>GENEL, New york</category>
      <guid>https://gazeterize.com/bm-genel-merkezinde-kurulan-hayir-carsisinda-turkiye-standina-buyuk-ilgi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 10:37:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeterizecom.teimg.com/crop/1280x720/gazeterize-com/uploads/2026/06/agency/iha/bm-genel-merkezinde-kurulan-hayir-carsisinda-turkiye-standina-buyuk-ilgi.jpg" type="image/jpeg" length="19678"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
