Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Üstün Küsefoğlu Bilim İletişimi Ofisi ile Uluslararası İlişkiler Birimi iş birliğinde düzenlenen 'Gazze İçin Bilim Kafe' etkinliği, akademisyenler ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirildi. Gazze'de süregelen yıkımın eğitim altyapısı üzerindeki etkilerinin somut verilerle ele alındığı programda, bölgedeki akademik hafızanın korunması ve geleceğin inşasında eğitimin belirleyici rolü vurgulandı.
OMÜ Üstün Küsefoğlu Bilim İletişimi Ofisi ve Uluslararası İlişkiler tarafından Gazze İçin Bilim Kafe etkinliği düzenlendi. Zorlu savaş şartlarında Gazze'de eğitimini sürdüren öğrenci ve akademisyenlerin deneyimlerini görünür kılmayı, bölgeyle akademik dayanışmayı güçlendirmeyi ve eğitimin geleceğin inşasındaki rolüne dikkat çekmeyi amaçlayan etkinlikte bölgedeki güncel durum da masaya yatırıldı. OMÜ Uluslararası İlişkiler Birimi ev sahipliğinde düzenlenen programa OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, Rektör Danışmanı ve Bilim İletişimi Ofisi Akademik Yöneticisi Prof. Dr. Emine Şendurur, Uluslararası İlişkiler Birimi Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Aycan, çok sayıda akademisyen ile öğrenciler katıldı.
'Gazze'de büyük bir soykırım gerçekleştiriliyor'
Etkinlik hakkında bilgi veren OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, 'Büyük bir insanlık dramının farklı bir boyutuyla bir araya gelmiş bulunuyoruz. Son yıllarda Gazze'de büyük bir soykırım gerçekleştiriliyor ve bu soykırımı hepimiz aslında yakından şahit oluyoruz. Şu anda bu soykırım neticesinde bir insanın, özellikle de bir çocuğun en temel ihtiyaçlarından, en temel haklarından birisi olan eğitime ulaşma şansı da maalesef diğer temel hakları gibi bir şekilde gasp ediliyor. Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığımızın en azından bu konuda farkındalık oluşturabilmek adına üniversitelerimize gönderdiği bir yazı doğrultusunda biz de yapılan Bilim İletişim Ofisi kapsamında bir etkinlik düzenlemeye karar verdik ve bu kapsamda da Gazze ve oradaki eğitim, bilim ve onun geleceği hakkındaki maalesef şu anki durum söz konusu olmaya devam ettiği sürece buradaki çocuklarımızın, buradaki insanlarımızın bu anlamdaki bütün hakları çok daha uzun süre ihlal edilecek ve beraberinde maalesef uzun süre tedavisi olmayacak, sonuçlara yol açacak. Tabii biz bunun kendi Türkiye açısından önemini ve beraberinde buna bilimsel açıdan bakarken beraberinde bir de orada bunu canlı olarak yaşayan, bunun içinde olan bir Filistinli kardeşimizin, öğrencimizin de bu konudaki görüşlerini buna dahil etmeye çalıştık' dedi.
Filistin'de yaşanan insanlık suçunun bir an önce sona ermesi gerektiğine değinen Kesten, 'Bu soykırım ve bu insanlık felaketi öncelikli olarak en kısa sürede sona erer ve oradaki Filistinli kardeşlerimiz gerekli hak ve hukuk, beraberinde ne varsa şu anda bir normal dünyada yaşayan insanın beraberinde elde etmesi gereken hak varsa bunları alır ve beraberinde de inşallah buradaki yaptığımız etkinlik hayırlara vesile olur. Oradaki tüm vatandaşlar hak ettikleri eğitim, sağlık gibi konularda da gerekli bütün sonuçlara ulaşabilirler' diye konuştu.
Rita Eid: 'Gazze halkı olarak eğitimi çok önemli görüyoruz'
Gazzeliler olarak eğitimi her zaman önemli gördüklerinin altını çizen OMÜ Felsefe ve Din Bilimleri Doktora Öğrencisi Filistinli Rita Eid ise, 'Ben Gazze'den geliyorum. Gazze benim büyüdüğüm şehir ve benim için çok önemli. Çünkü ailem hala orada. Babam orada, annem orada, kardeşlerim orada. Ben de orada yıllarca okudum. Üniversitelerimi de orada bitirdim. Ben Gazzeli olarak savaşın ne olduğunu çok iyi biliyorum. Çünkü ben küçükken birkaç tane savaş yaşadım. Biz hep bombaların seslerini duyduk. Hep biz bu kötü durumlarda büyüdük ve bunlara rağmen eğitim bizim için çok önemliydi. Hala da önemli. Biz Gazze halkı olarak eğitimi çok önemli görüyoruz. Bu savaşlara rağmen eğitimin kıymeti biliyoruz. Umarım bir gün gelirse bütün Gazze'nin çocukları için daha güzel bir gelecek gelir ya da daha güvenli bir gelecek gelir' şeklinde konuştu.
Program, katılımcıların soru ve değerlendirmelerinin ardından sona erdi.





