Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), yapay zekânın tüketici davranışları ve şirketlerin dijital görünürlüğü üzerindeki etkilerini ele aldığı 'Yapay Zekâda Şirket Görünürlüğü: GEO ve AEO' konulu seminer düzenledi.
Dernek merkezinde, Suit Your Job Kurucusu Aysu Bilgin'in konuşmacı olarak katıldığı seminerde; şirketlerin yapay zekâ platformlarındaki görünürlüğünü artırmaya yönelik GEO (Generative Engine Optimization) ve AEO (Answer Engine Optimization) yaklaşımları, yeni nesil arama ekosisteminin şirketler açısından oluşturduğu risk ve fırsatlar ile rekabet yoğunlaşmadan elde edilebilecek 'ilk hamle avantajı' ele alındı.
Tüketicilerin ürün, hizmet ve marka araştırma alışkanlıklarının hızla değiştiğine dikkat çekilen etkinlikte, geleneksel arama motorlarının yanı sıra yapay zekâ platformlarının da satın alma kararlarında giderek daha önemli bir bilgi ve yönlendirme kaynağı haline geldiği vurgulandı. Şirketlerin dijital rekabet stratejilerinin artık yalnızca arama motorlarında üst sıralarda yer almaya değil, yapay zekâ tarafından oluşturulan yanıtlarda doğru, güvenilir ve anlamlı biçimde temsil edilmeye de odaklanması gerektiği ifade edildi.
'Müşteriyle ilişkinin başlangıç noktası yeniden şekilleniyor'
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, iş dünyasının dijital dönüşümün yeni ve kritik bir aşamasından geçtiğini belirterek, tüketicilerin bilgiye ulaşma biçimindeki değişimin şirketlerin pazarlama ve iletişim stratejilerini de yeniden şekillendirdiğini söyledi.
Özhelvacı, 'Bundan birkaç yıl öncesine kadar şirketlerimizin dijital dünyadaki temel hedefi, arama motorlarında üst sıralarda yer almak ve daha geniş kitlelere ulaşmaktı. Bugün ise bu hedeflerin yanına yeni bir soru ekleniyor: Bir tüketici, yapay zekâya sektörümüzle ilgili bir soru sorduğunda, bizim şirketimiz verilen cevapta yer alıyor mu? Çünkü artık müşteriler yalnızca arama motorlarında araştırma yapmıyor; yapay zekâ araçlarına ihtiyaçlarını anlatıyor, ürünleri karşılaştırıyor ve doğrudan öneriler istiyor. Bu değişim, şirketlerimizin müşterileriyle kurduğu ilişkinin başlangıç noktasını yeniden şekillendiriyor' dedi.
Yapay zekânın iş dünyasındaki yaygınlaşmasına da dikkat çeken Özhelvacı, Stanford Üniversitesi'nin 2026 Yapay Zekâ Endeksi Raporu'na göre 2025 yılında araştırma kapsamındaki kuruluşların yüzde 88'inin en az bir iş fonksiyonunda yapay zekâ kullandığını belirtti. Yapay zekânın artık yalnızca şirketlerin iş süreçlerini değil, tüketicilerin ürün ve hizmetleri keşfetme, değerlendirme ve tercih etme biçimlerini de dönüştürdüğünü kaydetti.
'Geleceğin rekabetinde görünürlük yeniden tanımlanıyor'
GEO ve AEO yaklaşımlarının bu dönüşümün önemli başlıkları arasında yer aldığını ifade eden Özhelvacı, 'Artık yalnızca arama sonuçlarında bulunabilmek değil, yapay zekânın ürettiği yanıtlar içinde doğru ve güvenilir biçimde temsil edilmek de önem taşıyor. Örneğin bir alıcı, yapay zekâya İzmir'de belirli bir alanda üretim yapan güvenilir tedarikçileri sorduğunda, şirketimizin bu öneriler arasında yer alması yeni bir iş bağlantısının başlangıcı olabilir. Dolayısıyla geleceğin rekabetinde yalnızca kaliteli ürün ve hizmet üretmek değil, bu kaliteyi dijital dünyada doğru ve güvenilir bilgilerle görünür kılabilmek de belirleyici olacak' diye konuştu.
EGİAD'dan 'Yaratıcı Yıkım' perspektifi
EGİAD'ın dijital dönüşümü yalnızca takip eden değil, üyelerini dönüşümün yeni koşullarına hazırlayan bir yapı olmayı hedeflediğini vurgulayan Özhelvacı, 'Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir - Üçüz Dönüşüm ile İşgücü Piyasasının Yeniden Tasarımı' başlıklı EGİAD raporunun da bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olduğunu kaydetti.
Yapay zekânın yaratıcı yıkım sürecinin en önemli itici güçlerinden biri haline geldiğini ifade eden Özhelvacı, 'Üretim yöntemlerimiz, iş modellerimiz ve çalışanlarımızdan beklediğimiz yetkinlikler değişirken, müşterilerimize ulaşma yöntemlerimizin aynı kalmasını bekleyemeyiz. EGİAD olarak hedefimiz, üyelerimizin bu dönüşümü dışarıdan izleyen değil, kendi şirketlerinde uygulayan ve geliştiren liderler olmasıdır' dedi.
Yapay zekâ platformlarında görünür olmanın yol haritası
Seminerde Suit Your Job Kurucusu Aysu Bilgin, GEO ve AEO kavramlarının şirketlerin yeni nesil dijital stratejilerindeki yerini ele aldı. Yapay zekâ destekli arama ve yanıt sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte dijital görünürlüğün kapsamının değiştiğine dikkat çekilen toplantıda; şirketlerin ürün, hizmet, uzmanlık ve marka bilgilerinin yapay zekâ sistemleri tarafından doğru biçimde anlaşılabilmesi ve yanıt süreçlerinde güvenilir bir kaynak olarak değerlendirilebilmesi için izlenebilecek yaklaşımlar değerlendirildi.
Suit Your Job Kurucusu Aysu Bilgin şu şekilde konuştu: 'Arama motorlarında görünür olmak artık tek başına yeterli değil. Yeni rekabet alanı, yapay zekânın verdiği cevaplarda markanızın ne kadar görünür, güvenilir ve referans alınabilir olduğu. GEO ve AEO'yu bu nedenle yeni dönemin SEO'su değil, markaların dijital geleceğini belirleyecek stratejik bir zorunluluk olarak görüyorum. Tüketici artık yalnızca arama yapmıyor; yapay zekâya hangi markayı seçmesi, hangi ürünü satın alması, hangi şirketle çalışması gerektiğini soruyor. Şirketlerin bugünden içeriklerini, dijital varlıklarını ve itibarlarını AI sistemlerinin anlayacağı ve kaynak olarak kullanabileceği şekilde optimize etmeleri gerekiyor. Önümüzdeki dönemde en değerli dijital alan Google'ın ilk sayfası değil, yapay zekânın verdiği cevabın içinde yer almak olacak.'
GEO (Generative Engine Optimization) kapsamında şirket ve markaların üretken yapay zekâ sistemlerinin oluşturduğu yanıtlardaki görünürlüğü; AEO (Answer Engine Optimization) kapsamında ise kullanıcıların doğrudan sorularına verilen yanıtlarda şirketlerin içeriklerinin erişilebilirliği ve uygunluğu ele alındı. Yeni nesil arama davranışlarının şirketlerin pazarlama, kurumsal iletişim, içerik üretimi ve dijital itibar yönetimi açısından oluşturduğu fırsat ve riskler üzerinde duruldu.
Toplantıda ayrıca yapay zekâ tabanlı arama ekosisteminin henüz gelişim aşamasında olmasının şirketlere önemli bir 'ilk hamle avantajı' sağlayabileceği; markaların dijital varlıklarını bugünden yeni nesil arama ve yanıt sistemlerine uygun biçimde yapılandırmasının gelecekteki rekabet gücü açısından önem taşıdığı vurgulandı.