İnönü Üniversitesi YKS 2026'da doluluk oranıyla dikkat çekiyor
İnönü Üniversitesi YKS 2026'da doluluk oranıyla dikkat çekiyor
İçeriği Görüntüle

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi'nden (BŞEÜ) obruk risklerine yönelik uluslararası araştırma yönelik çalışmasıyla uluslararası akademik başarıya imza attı.

BŞEÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Esra Tunçel Gökkaya, Konya Havzası'ndaki obruk risklerinin belirlenmesine yönelik çalışmasıyla uluslararası akademik başarıya imza attı. Çalışmanın, dünyanın saygın bilimsel yayın organlarından ve Q1 kategorisinde bulunan Engineering Geology dergisinde yayımlandığını belirten BŞEÜ Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, araştırmanın hem akademik hem de toplumsal açıdan önemli sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. Kaplancıklı, 'Üniversitemiz İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Esra Tunçel Gökkaya'nın, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi'nden Dr. Öğr. Üyesi Ergin Gökkaya ve İspanya Zaragoza Üniversitesi'nden Prof. Francisco Gutiérrez-Santolalla ile birlikte gerçekleştirdiği bu değerli çalışmanın, uluslararası düzeyde saygın bir dergide yayımlanmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu başarı, üniversitemizin bilimsel üretim gücünü ve uluslararası akademik iş birliklerine verdiği önemi ortaya koymaktadır' dedi.

'Bilimsel verilere dayandırılmasına katkı sağlayabilecek niteliktedir'

Yaklaşık 50 bin kilometrekarelik Konya Havzası'nda gerçekleştirilen araştırmaya ilişkin bilgi veren Rektör Kaplan, 'Çalışmada bölgede meydana gelen obrukların kapsamlı ve çok zamanlı bir envanteri oluşturuldu. Farklı dönemlere ait hava fotoğrafları, uydu görüntüleri, haritalar ve arazi verileri kullanılarak obrukların konumları, oluşum zamanları ve morfometrik özellikleri ortaya konuldu. Böylece obrukların nerelerde ve hangi koşullarda oluştuğu, zaman içerisindeki oluşum sıklığının nasıl değiştiği ve bu oluşumları etkileyen jeolojik, hidrojeolojik ve insan kaynaklı faktörler ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Obruk tehlikesinin zaman içerisindeki değişimiyle birlikte değerlendirilmesi, afet risklerinin azaltılması açısından son derece kıymetlidir. Elde edilen sonuçlar, obruk oluşma ihtimali yüksek alanların önceden belirlenmesine, güvenli arazi kullanımının planlanmasına ve yapılaşma kararlarının bilimsel verilere dayandırılmasına katkı sağlayabilecek niteliktedir' ifadelerini kullandı.

'Üretmeye ve araştırmalarımızı uluslararası bilim dünyasıyla buluşturmaya devam edeceğiz'

Kaplan, çalışmanın gelecekteki mühendislik ve planlama çalışmalarına da katkı sunacağını belirterek, 'Riskli alanların belirlenmesi, gerekli bölgelerde ayrıntılı jeoteknik araştırmaların yapılması, yapıların obruk riskine uygun biçimde tasarlanması ve kritik altyapının korunması açısından bu tür bilimsel çalışmalar büyük önem taşıyor. Üniversite olarak ürettiğimiz bilginin yalnızca akademik dünyada kalmasını değil, toplum güvenliğine ve afet risklerinin azaltılmasına yönelik karar süreçlerine aktarılmasını önemsiyoruz. Üniversite olarak yerel ve bölgesel ölçekte toplumsal sorunlara bilimsel yöntemlerle çözüm üretmeye ve araştırmalarımızı uluslararası bilim dünyasıyla buluşturmaya devam edeceğiz. Bu çalışmada emeği geçen akademisyenlerimizi tebrik ediyor, bilimsel başarılarının artarak devam etmesini diliyorum' dedi.

Kaynak: İHA