COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 'DERİA, denizin Google Maps'i olacak. Ben bu projenin başarısını yalnızca kaç mapa şamandıra kurduğumuzla ölçmüyorum. Deniz tabanına inmeyen her kontrolsüz çapa başarıdır. Korunan her deniz çayırı, başarıdır. Temiz kalan her koy, başarıdır. Biz burada yalnızca mapa ya da şamandıra kurmuyoruz. Düzen kuruyoruz. Güven kuruyoruz. Gelecek kuruyoruz' dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı Emine Erdoğan'ın himayesinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen Sıfır Atık Mavi Projesi kapsamında Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi'ndeki Fethiye İç Körfez'de dip çamuru temizliği için bugün ilk adım atıldı. Akdeniz'in en büyük en büyük çevre seferberliği olacak çalışma kapsamında Fethiye'de Mapa-Şamandıra Sistemi ve Fethiye Dip Çamuru Temizliği Lansmanı düzenlendi.

Programda konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 'Bugün bizim için gerçekten çok önemli bir gün. İki önemli adım atıyoruz; bir taraftan artık geçici çözümlerin ötesine geçiyor; Göcek ve Dalaman koylarımızı mapa-şamandıra sistemiyle güvence altına alıyoruz, denizlerimize düzen getiriyoruz. Diğer yandan deniz dibinde çok büyük bir temizlik seferberliğini başlatarak, denizi yeniden canlandırıyoruz. Böylesi eşsiz bir doğal güzelliği korurken, turizmimize, istihdamımıza ve doğamıza doğrudan nefes aldırıyoruz' dedi.

'Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde, 90 kilometrelik devasa bir sahil şeridinde yepyeni bir düzen başlatıyoruz'

Bakan Kurum, teknik bir çalışmanın ötesinde projenin amacının hem deniz üstünü hem de deniz altını korumak olduğunu vurgulayarak, 'Yukarıda teknelerimiz, turizm, ticaret, istihdam ve mavi yolculuk var. Aşağıda ise deniz çayırları, balıkların üreme alanları ve deniz canlılarının yuvaları var. Bizim görevimiz bu iki dünyayı birlikte korumak, yaşatmaktır. Biliyorsunuz, bir çapanın suya inmesi birkaç saniye alıyor. Fakat zincirinin deniz tabanında sürüklenmesi, yıllar içinde oluşmuş deniz çayırlarını tahrip ediyor. İşte bunun önüne geçmek için Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde, Göcek ve Dalaman koylarını kapsayan yaklaşık 90 kilometrelik devasa bir sahil şeridinde yepyeni bir düzen başlatıyoruz' diye konuştu.

'DERİA, denizin Google Maps'i olacak'

Projenin detaylarına ilişkin bilgi veren Bakan Kurum, DERİA sistemini anlatarak, şu ifadeleri kullandı:

Muğla'da Halk Sağlığı Haftası kapsamında bilgilendirme standı kuruldu
Muğla'da Halk Sağlığı Haftası kapsamında bilgilendirme standı kuruldu
İçeriği Görüntüle

'Koylarımıza rastgele atılan ve deniz tabanını tahrip eden ağır demirlerin yerine 926 adet sabit bağlama mapası ve 906 adet tonoz yerleştirdik. Bunlar deniz çayırlarına, doğamıza, denizlerimize, deniz canlılarımıza asla zarar vermiyor. Bununla da yetinmeyip, denetimden su temizliğinin anlık her şeyi tek bir çatı altında toplayan DERİA Sistemi'ni kuruyoruz. En yalın anlatımıyla DERİA şudur, artık denizcilerimiz; koyları, boş bağlama noktalarını ve uygunluk durumunu haritadan görecekler. Dijital telefon uygulaması üzerinden kolayca rezervasyon yapabilecek. Hem denizcimiz yer aramakla uğraşmayacak hem de masmavi koylarımız ve altındaki zengin yaşam korunmuş olacak. Yani DERİA, denizin Google Maps'i olacak. Ben bu projenin başarısını yalnızca kaç mapa şamandıra kurduğumuzla ölçmüyorum. Deniz tabanına inmeyen her kontrolsüz çapa başarıdır. Korunan her deniz çayırı, başarıdır. Temiz kalan her koy, başarıdır. Biz burada yalnızca mapa ya da şamandıra kurmuyoruz. Düzen kuruyoruz. Güven kuruyoruz. Gelecek kuruyoruz. Ve şimdi bu anlayışı Fethiye Körfezi'nin tamamına yayıyoruz. Koylarımızı korurken iç körfezimizi de iyileştiriyoruz. Denizin üstünü temizlerken, denizin altındaki yılların birikimini de temizliyoruz.'

'İki dip tarama gemimizle sahada çalışacağız'

Koylardaki deniz çayırlarını güvence altına alırken, iç körfezde yıllar içinde biriken dip çamurunu temizlemek için de büyük bir çevre seferberliği başlattıklarını söyleyen Bakan Kurum, 'İki dip tarama gemimizle sahada çalışacağız. Yaklaşık 600 hektarlık alanda biriken 16 milyon metreküp dip çamurunu 3 yıl içerisinde Fethiye Körfezi'mizden çıkaracağız. Çalışmalarımız tamamlandığında iç körfezimizde ortalama 3,4 metrelik su derinliğine ulaşacağız' dedi.

Sadece Akdeniz'de değil Türkiye'nin dört bir yanında çevre seferberliği yürüttüklerini belirten Bakan Kurum, özellikle Marmara'daki müsilaj sorunu sonrası yapılan çalışmalara dikkati çekti. Bakan Kurum, 'Biz hiçbir zaman sözde çevreci olmadık. Marmara Denizi'ni ve İstanbul'u esir alan o kabusu, müsilaj belasını hiçbirimiz unutmadık. Biz o dönem sadece yüzeyde o köpüklerin temizlenmesiyle yetinmedik; sorunun köküne inip Marmara'yı kurtarmak için kolları sıvadık. Bu işler lafla ya da iyi niyetle olmuyor; çok büyük bir bütçe ve uluslararası kaynak istiyor. Bu anlamda dertli olmanız gerekiyor, uğraşmanız gerekiyor. Biz gittik, Dünya Bankası'yla masaya oturduk ve Marmara Denizi'nin atık su arıtma tesislerini dönüştürmek, denizimizi kirlilikten arındırmak için tam 400 milyon Euro'luk dev bir dış finansmanı, yani 'Marmara Denizi Eylem Planı Kredisi'ni ülkemize kazandırdık. Bu az buz bir para değil; bugünün şartlarında muazzam bir kaynak. Ne yazık ki bazen kimse bu işlerin perde arkasına, orada çalışılan emeğe değer vermiyor. Bulunan kaynağı ya yeterince sahiplenmiyor ya da konuşmuyor. Ama kim sahiplenirse sahiplensin, kim görmezden gelirse gelsin, biz milletimiz için bu adımları attık, atmaya da devam ediyoruz' şeklinde konuştu.

'İzmit Körfezi'nde de çok önemli bir dip çamuru temizliği yürütüyoruz'

Bakan Kurum, İzmit Körfezi'nden İzmir Körfezi'ne Eğirdir'e kadar yürütülen çalışmalar hakkında, 'İzmit Körfezi'nde de çok önemli bir dip çamuru temizliği yürütüyoruz. İzmir Körfezi için ise 15 maddelik Acil ve Kısa Vadeli Eylem Planımızı uyguluyoruz. Eğirdir Gölü için hazırladığımız koruma projesinin büyük bir kısmını tamamladık. Beyşehir'de, Salda'da, Mogan'da, Meke'de çalışıyoruz. Biliyoruz ki Marmara'nın ihtiyacı başkadır, Eğirdir'in ihtiyacı başkadır, Meke'deki durum bambaşkadır. Bizim görevimiz her coğrafyanın sesini duymak ve ihtiyacı burada bilim insanlarıyla birlikte çalışarak çözümü de yerinde üretmektir. O yüzden her coğrafyada sistemimizi o coğrafyanın kodlarına göre güncelleyen bir çevre aklını işletiyoruz' ifadelerini kullandı.

'Biz yol gösteren bir Türkiye olacağız'

Bakan Kurum, 9-20 Kasım'da Antalya'da düzenlenecek COP31 Zirvesi'nde yürütülen çevre projelerini anlatacaklarını belirterek, şunları söyledi:

'COP31'de yalnızca hedef göstermeyeceğiz. Fethiye Körfezi'ni anlatacağız. Mapa-Şamandıra sistemimizi anlatacağız. İç körfezde yürüttüğümüz dip çamuru temizliğini anlatacağız. Marmara'yı anlatacağız. Sıfır Atık'ı, depozito sistemini, sahadaki uygulamalarımızı aktaracağız. Söz yerine eser, uygulama ve sonuç aldığımız bir COP Başkanlığı sürecini tüm dünyaya aktaracağız. Bununla da yetinmeyeceğiz. Türkiye'de çözdüğümüz meselelerden doğan, dünyanın sorun alanlarına birer çözüm modeli olarak tecrübemizi taşıyacağız. Biz çözümü uygulayan bir ülke olacağız. Biz modeli kuran bir ülke olacağız. Biz yol gösteren bir Türkiye olacağız.'

'Gelin, Türkiye'nin denizlerimiz için attığı adımları birlikte büyütelim'

Türkiye'nin deniz ekosistemini korumak amacıyla yürüttüğü örnek projeleri anlatırken Osmanlı tarihinin en önemli denizcilerinden Piri Reis'i örnek gösteren Bakan Kurum, konuşmasını şöyle tamamladı:

'Bugün bizim elimizde uydular var, sensörler var, dijital haritalar var, DERİA sistemimiz var. Ama bütün teknolojinin üzerinde aynı irade var; bu ülkenin denizini, suyunu ve toprağını koruma iradesi. Piri Reis, Akdeniz'in haritasını çizdi. İnşallah biz de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye'nin gelecek rotasını çiziyoruz. Çocuklarımız bize soracak: 'Bize nasıl bir Türkiye bıraktınız?' O gün yolları, fabrikaları, insansız hava araçları ve şehirleri anlatacağız. Ama aynı gururla Göcek'in koylarını, Fethiye'nin temizlenmiş körfezini, Marmara'yı, Salda'yı, Eğirdir'i, Meke'yi göstereceğiz. Ve diyeceğiz ki; biz büyüdük ama tüketmedik. Ürettik ama kirletmedik. Kazandık ama kaybetmedik. Bu vizyonla burada hayata geçirdiğimiz örnek projemizi ihtiyaç duyduğumuz tüm alanlarda yapacağız. İstisnasız tüm koylarımıza koruyacağız. Çünkü bizim denizlerimizin, o eşsiz koylarımızın kirletilmesine tek bir saniye dahi tahammülümüz yoktur. Bu doğal zenginliği pervasızca yok etmeye çalışanlara da izin vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz. Kirliliğe sebep olan her ne varsa önüne geçmek için denetimlerimizle ve en ağır yaptırımlarımızla elimizden gelen her şeyi yapacak; ne gerekiyorsa tavizsiz şekilde uygulayacağız. Gelin, Türkiye'nin denizlerimiz için attığı adımları birlikte büyütelim. Gelin, bu maviliği birlikte koruyalım.'

Programa, Muğla Valisi İdris Akbıyık, AK Parti Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete, CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, Serbest Dalış Dünya Rekortmeni Milli Sporcu Şahika Ercümen, sektör temsilcileri, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı.

Kaynak: İHA