Yaklaşık 30 yıl boyunca hastaneler ve kamu kuruluşları için laboratuvar malzemeleri üreten 70 yaşındaki Fatih Gölbaşı, meslekte edindiği tecrübeyi emekliliğinin ardından cam sanatına taşıdı.

Ankara'nın Altındağ ilçesinde yer alan Ulucanlar Cezaevi'nin saklı incisi Sanat Sokağı'nda yüzyıllardır süregelen cam işleme geleneği ziyaretçilerini ağırlıyor. Üflemeli cam ustası Fatih Gölbaşı'nın elinden çıkan her eser, emeğinin ve ustalığının izlerini taşıyor. Biçimini almamış cam parçasının saniyeler içerisinde farklı bir objeye dönüşmesi ise izleyenlere hem geleneksel bir zanaatın inceliklerini hem de camın dönüştürülebilir yapısını gösteriyor.

Laboratuvar malzemelerinin üretiminden sanata yolculuk

Kırşehir'de Ahilik felsefesini anlatan 50 sayfalık özel yayın hazırlandı
Kırşehir'de Ahilik felsefesini anlatan 50 sayfalık özel yayın hazırlandı
İçeriği Görüntüle

Sanat Sokağı atölyesinde üflemeli cam ustalığı yapan Fatih Gölbaşı, bu işe laboratuvar cam aletlerinin imalatını yapmaya başlayarak öğrendiğini dile getirdi. 30 yıla yakın zamandır hastanelere, kamu kuruluşlarına laboratuvar malzemesi ürettiğini vurgulayan Gölbaşı, 'Emekli olduktan sonra serbest derecelere, tam milimetrik ayarlara bağlı kalmadan serbest çalışmak için üfleme cam sanatıyla devam ediyorum' ifadelerini kullandı.

'14 yaşında başladığım bu meslekte 56'ncı yıla girdim'

Babasının bu işi yapan bir ustayla tanışmasının ardından mesleğe adım attığını ifade eden Gölbaşı, 'Ustanın, kalfasının askere gitmesi nedeniyle bir çırağa ihtiyaç olduğunu duyduktan sonra babam, beni o ustaya teslim etti. 'Eti senin, kemiği benim' dedi ve hala ben o şekilde bu mesleğimin çıraklığını yapıyorum. 14 yaşında başladığım bu meslekte 56'ncı yıla girdim. 70 yaşındayım. Bu mesleğin vermiş olduğu birilerine bir şeyler öğretmek, benden sonra da devam ettirebilecek kişilere yetiştirme azmi beni mutlu ediyor. Onun için hala buradayım' diye konuştu.

'Maksadımız para kazanmak değil'

Mahkumların yattığı koğuşların zamanla Sanat Sokağı'na dönüştüğünü ifade eden Gölbaşı, 'Müzeye gelen ziyaretçilerimiz arada Sanat Sokağı'na geliyorlar. Onlarla tanışıyoruz. Buradaki ürünlerimizi beğenirlerse, dışarıda etkinliklerimiz oluyor. Orada da satışlarımız oluyor. Maksadımız para kazanmak değil, masrafımızı çıkartıp keyifli ve zevkli zaman dilimi geçirmek. Sanat Sokağı'ndaki çoğu sanatkar arkadaşlarımızın maksadı budur. Müzeye uğrayanlar, anne ve babalarının isteği doğrultusunda çok küçük yaştaki çocuklarının etkilenmemeleri için buraya sokmuyor. Onun haricinde ortaokul çağından başlayıp 70-80 yaşına kadar farklı yaş gruplarından ziyaretçilerimiz oluyor. Turlarla gelenler de var. Tabii turlarla gelen herkes Sanat Sokağı'na uğruyor anlamına gelmiyor. Genellikle 'Arka tarafta ne var' diye merak edip gelenler oluyor. Mesela dün 6 yaşındaki bir çocuğumuz camla tanışmayı çok istedi. Onunla burada keyifli bir zaman geçirdik. Biz de elimizden geldiği kadar, sağlıklarına herhangi bir zarar gelmeyecek şekilde çocuklara cam sanatını deneyimletmeye çalışıyoruz' şeklinde konuştu.

Kaynak: İHA