Milli Saraylar Başkanlığı bünyesinde koruma ve restorasyon çalışmaları sürdürülen, 16. yüzyıldan günümüze ulaşan tarihi seccade ve saray halıları, uzmanların titiz çalışmalarıyla yeniden sergilenmeye hazırlanıyor.

Milli Saraylar Başkanlığına bağlı Yıldız Şale Köşkü yerleşkesindeki Halı Restorasyon Atölyesi'nde yürütülen çalışmalar kapsamında, tarihi seccade ve halılar uzman ekipler tarafından aslına uygun şekilde restore ediliyor. Konservasyonu tamamlanan 6 seccade, özel panolara sabitlenerek sergilenmeye hazır hale getirildi. Eserler arasında 16. yüzyıl Safevi dönemine ait 3 seccade de bulunuyor. Zengin hat programları, yün ve klaptan malzeme kullanımı ve bordürlerinde yer alan ayetlerle dikkat çeken seccadelerin, Safevi coğrafyasında üretilerek Osmanlı sarayına hediye edildiği değerlendiriliyor.

Bergama üretimi seccade dikkat çekiyor

Eserler arasında 16. yüzyıl Bergama üretimi, Türk düğümüyle yünden dokunmuş 'anahtar delikli' seccade de yer alıyor. Rönesans dönemi Avrupa resimlerinde dekoratif unsur olarak da görülen bu motif, tarihi seccadenin öne çıkan özellikleri arasında bulunuyor. Saray seccadelerin bordür ve mihrap bölümlerinde Neml, En'am, Bakara, Nur, İhlas, Enbiya, Hud, A'raf, Haşr, Tevbe, İbrahim ve Kafirun surelerinden ayetlerin yanı sıra Esmaü'l-Hüsna da yer alıyor.

Dolmabahçe, Beylerbeyi ve Yıldız saraylarının halıları da restore ediliyor

Atölyede seccadelerin yanı sıra Dolmabahçe, Beylerbeyi ve Yıldız saraylarının koleksiyonlarında bulunan tarihi halıların restorasyon çalışmaları da devam ediyor. Çalışmaları sürdürülen eserler arasında Yıldız Sarayı Şale Köşkü'nün 8 numaralı odasına ait Hereke halısı, Dolmabahçe Sarayı Harem Dairesi'nde kullanılan Gördes halısı, Beylerbeyi ve Dolmabahçe saraylarına ait şal desenli halılar ile 1901 tarihli, Feshane-i Fabrika-yı Hümayun imzalı ipek halı bulunuyor.

'ZKS Kültür Sanat Yıllığı 2026' okurla buluştu
'ZKS Kültür Sanat Yıllığı 2026' okurla buluştu
İçeriği Görüntüle

Çalışmaların 5 ay sürmesi bekleniyor

Restorasyon sürecinde tarihi dokumalar öncelikle ayrıntılı şekilde belgeleniyor. Ardından yıpranan atkı ve çözgü telleri tamamlanıyor, eksik ilmekler ise eserin özgün yapısına uygun şekilde ele alınıyor. Saçakların yerleştirilmesinin ardından tesviye ve ütü işlemleri uygulanarak eserler sergilemeye hazır hale getiriliyor. 2007 yılından bu yana faaliyet gösteren Halı Restorasyon Atölyesi'nde görev yapan 8 halı onarım ustası, saray koleksiyonlarındaki tarihi dokumaların gelecek nesillere aktarılması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Çalışmaların 5 ay sürmesi bekleniyor.

'Tarihi eser olan el dokuması halıların restorasyon çalışmalarını yapıyoruz'

Milli Saraylar bünyesinde halı restorasyon atölyesinde Halı Onarım Ustası olarak görev yapan Sadi Öztürk, tarihi eser olan el dokuması halıların restorasyon çalışmalarını yaptıklarını ifade ederek, 'Milli Saraylar bünyesindeki Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Yıldız Sarayı, Yıldız Şale Köşkü ve diğer kasr ve köşklerdeki tarihi eser olan el dokuması halıların restorasyon çalışmalarını yapıyoruz. Şu an atölyemizde 6 tane Topkapı Sarayı'na ait olan eser var. Bu 6 eserin konservasyon çalışmaları tamamlandı. Daha sonra panoya dikilerek Topkapı Sarayı'ndaki ait oldukları, müzeciliğin belirlemiş olduğu yerde sergilenecekler. Bu 6 eserden 3 tanesi Safevi topraklarında dokunmuş, saraya hediye edilmiş, 16. yüzyıla ait olan eserler. Bu eserlerin üstünde Bakara Suresi'nden, Nur Suresi'nden, İhlas Suresi'nden ayetler var. Yine Ali ismi var. Kimi eserlerin üstünde Şii Şehadeti yazıyor. Bu şekilde 16. yüzyıla ait olan 3 tane Safevi eserimiz var. Yine diğer 3 eserimiz Osmanlı dönemine ait. Bir tanesi 16. yüzyıl Bergama eseri, 2 tanesi de 19. yüzyıla ait olan eserler' dedi.

Esere uygun iplikler tespit ediliyor

Öztürk, restorasyon çalışmasında eserlerin kendine uygun ipliklerini tespit ettiklerini söyleyerek, 'Bunun haricinde Yıldız Sarayı'nda sergilenecek olan 2 tane ipek halımız var. Bu halılardan bir tanesi Feshane Fabrikası'nda, bir tanesi Hereke Halı Fabrikası'nda dokunmuş. 19. yüzyıla ait. Bir tanesi 1318 tarihli, 1901'e denk geliyor. 19. yüzyıla ait 2 tane eserimiz var. Bunun haricinde yine Dolmabahçe Sarayı, Beylerbeyi Sarayı ve Şale Köşkü'ne ait eserlerimiz var. Bu eserlerimizin ölçüleri oldukça büyük, 19. yüzyıla ait olan eserler. Bu eserlerimizde diğerlerine göre konservasyon değil, restorasyon çalışması yapıyoruz. Restorasyon çalışmasında da eserin kendi uygun ipliklerini tespit ediyoruz; önce bir tespit çalışması yapıyoruz, kendine uygun iplikler, dokusuna uygun iplikler tespit ediliyor. Yine kendine ait renkleri kazanda kaynatılarak boyanıyor. Daha sonra kendi atkısı, çözgüsü, ilmekleri atılarak kendi dokusuna, kendi rengine, yapısına göre tamamlaması yapılıyor ve tesviye işleminden sonra yine ait oldukları sarayda, ait oldukları oda ya da koyularak orada sergilenmesi yapılıyor' diye konuştu.

'1- 1,5 yılı bulan eserlerimiz oluyor'

Öztürk, 'Konservasyon süreçlerimiz tamamlama çalışması olmadığı için birebir eseri mukavemet etme, koruma amaçlı olduğu için daha kısa sürede tamamlanıyor. Bu 2 ila 4 ay arası sürebiliyor. Ama restorasyon sürecimiz çok daha uzun bir süreç oluyor tamamlama süreci de olduğu için. 1-1,5 yılı bulan eserlerimiz oluyor. Tabii eserlerimizin ölçüleri de oldukça büyük. Yine eserlere bakıldığı zaman Topkapı Sarayı'ndaki eserler çok daha eski döneme ait eserler oluyor. Ama Yıldız Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Şale Köşkü gibi eserler, buraya ait eserler daha yeni döneme ait, 19. yüzyıla ait eserler oluyor. Daha çok sarayın kendi yaşıyla ilgili, oradaki yaşına yakın eserler oluyor. Biz burada işte eserlerin birebir restorasyon çalışmasını yapıp, tamamlamasını yapıp tekrar kendi orijinal yapısına, dokusunu korumak istiyoruz. Muhafaza etmek için elimizden gelen çalışmayı yapıyoruz ve ait oldukları yere gönderip orada sergilenmeye devam ediyor' şeklinde konuştu.

Kaynak: İHA